Giriş
(3)

MS Office ile Libre Office birbiriyle ne kadar uyumlu?

put it in your appropriate place
MS Office, abonelik hayvani ücreti ulaştığı için iptal edeceğim. Yerine Libre Office'i kullanacağım.Merak ettiğim birbiriyle ne kadar uyumlu? Kişisel kullanım açısından problem yok ama birkaç durum söz konusu.1 - ) Hem evdeki bilgisayarda ofisteki bilgisayarda da Evernote not uygulaması yüklü. Uygul
MS Office, abonelik hayvani ücreti ulaştığı için iptal edeceğim. Yerine Libre Office'i kullanacağım.

Merak ettiğim birbiriyle ne kadar uyumlu? Kişisel kullanım açısından problem yok ama birkaç durum söz konusu.

1 - ) Hem evdeki bilgisayarda ofisteki bilgisayarda da Evernote not uygulaması yüklü. Uygulamada kişisel word ve excel dosyalarım var.

2 - ) Tam zamanlıya dönmüş olsak da, zaman zaman evdeki bilgisayardan iş için word ve excel'i kullandığım oluyor. Word'de belli bir formatımız var. Evde LibreOffice Word'den yapıp, ofisteki bilgisayardan Ms Office olarak açacağım.

Bu iki durumda birbirlerini destekler mi?
0
put it in your appropriate place
(07.06.22)
dediginiz gibi kullanmistim (word, powerpoint). ufak tefek format kaymalari, bosluk hatalari filan olabiliyor. bazi karakterleri desteklemeyebiliyor. ofiste actigimda uzerinden gecmek gerekiyordu, ama isimi gordu.
excel'i animsamiyorum, tum formulleri desteklemiyor olabilir.
0
viva paulista
(08.06.22)
Bu arada iOS kullanıyorsanız Microsoft 365 Bireysel Premium Ayda 15,99 TL, Aile Premium (6 kişiye kadar) Ayda 23,99 TL hala. Ancak premium hesaba OneDrive uygulaması üzerinden geçince bu fiyatlar geliyor. Sanırım Android'de de benzer fiyatlar var yine OneDrive uygulamasında.
0
himmet dayi
(08.06.22)
@himmet dayi sağolsun bir süredir ben de 15,99 vererek kullanıyorum. Libre ile uğraşmaya gerek yok bence.
0
nhk ni youkosu
(08.06.22)
(1)

Bilimkurgu-Komedi Film önerisi?

burakdonmez95
Shaun of the dead ya da Hut tub time machine tarzı...
Shaun of the dead ya da Hut tub time machine tarzı...
0
burakdonmez95
(07.06.22)
- MIB serisi

- back to future serisi (yazmaya uatanmadim evet, hello captain obvious =)

- brazil (tam komedi sayilmaz ama kara-komedi baskin)

- groundhog day (yine komedi ogeleri baskin)

- flubber

- the hitchhiker's guide to the galaxy (bu janrin sahikalarindan)

- idiocracy (farkli bir tarz)

- wall-e (bence romantik komedi)

- dude, where's my car?

- gora serisi (captain obvious'likta ayri bir seviyeyim =)

- innerspace
0
viva paulista
(08.06.22)
(1)

Dovizle askerlik, Almanya, Gün Hesabi?

allstar
Dovizle askerlik icin basvuru yaptiginda 1095 gün nasil hesaplabiyor? Kac gün calistigima dair belgeyi nerden almam gerekiyor?
Dovizle askerlik icin basvuru yaptiginda 1095 gün nasil hesaplabiyor? Kac gün calistigima dair belgeyi nerden almam gerekiyor?
0
allstar
(06.06.22)
sorunuzun resmi soyleme gore yaniti surada:
www.msb.gov.tr

fiilen ise uygulama, bolgeden bolgeye, kisiden kisiye degisiklik gosterebiliyor.
bati ulkelerinde, yurttasa yardimci olmaya calisan sefirlik calisanlarina denk gelirseniz, orada yasal kaldiginiz sure uc yil ise evraklarinizi isleme koyabiliyorlar.
kimileri bunlarin bazi evraklarla kanitlanmasi isteyebilir, ucret bordrosu (payslip_, sigorta dokumleri vesair. yine temel evrak, pasaportunuzdaki giris cikis damgalari ve calisma izni / oturum gosteren vizedir.

ortadogu'da, kafkasya'da filan (isci yogun, ucuncu dunya bolgelerinde) pek yuzunuze bakilmayabiliyor. tanik oldugum bir vakada gecerli oturumla calismis kardesimizin suresini sefirlikte gorevli munasip bulmayip saymamisti. kafasina gore toplama cikarma yapmis, "siz iki yildir oturma izniyle calisiyorsunuz, bunu uc yila tamamlayin oyle gelin" demisti yurttasa.
0
viva paulista
(06.06.22)
(8)

'80'ler ve '90'ların İlk Yarısı Nostaljisi İçin Türk Filmi Arayışı

Panzerfaust
Merhabalar.Nostalji ve arşivcilik tutkum nedeniyle, '80'li ve '90'lı yıllar ('90'ların ortalarına kadar) Türkiyesinden bol bol görüntü içeren, tercihen restore edilmiş Türk filmleri arıyorum. O zamanın bakkalları, tabelaları, reklamları, argosu, giyimi, elektronik eşyaları, arabaları, yaşantısı vs.
Merhabalar.

Nostalji ve arşivcilik tutkum nedeniyle, '80'li ve '90'lı yıllar ('90'ların ortalarına kadar) Türkiyesinden bol bol görüntü içeren, tercihen restore edilmiş Türk filmleri arıyorum. O zamanın bakkalları, tabelaları, reklamları, argosu, giyimi, elektronik eşyaları, arabaları, yaşantısı vs. bunları görebilmek istiyorum. Senaryosu, oyuncuları vs. hiç önemli değil - Yunus Bülbül filmi bile olsa olur. Yeter ki o zamanların gündelik yaşamına bol bol yer veriyor olsun, bir de izlenebilir görüntü kalitesinde olsun.

Tabii bilinen Yeşilçam filmlerini es geçelim, "Bunu çok az kişi biliyordur," dediğiniz filmlerden yürüyelim.

Şimdiden teşekkürler.
0
Panzerfaust
(06.06.22)
Dizilerden daha iyi fikir edibebilirsin bence.
0
rodeocu
(06.06.22)
gölge oyunu
gece melek ve bizim cocuklar
camdan kalp
0
tadellesever
(06.06.22)
daha cok seksenler agirlikli oldu ama:

- (bkz: beyoğlu'nun arka yakası)

- (bkz: yusuf ile kenan)

- (bkz: çark)

- (bkz: teyzem)

- (bkz: aşk flmlerinin unutulmaz yönetmeni)

- (bkz: muhsin bey)

- (bkz: hakkari'de bir mevsim)

- (bkz: düttürü dünya) & (bkz: yoksul )& (bkz: saygılar bizden)

- (bkz: gölge oyunu)

- (bkz: anayurt oteli)

- (bkz: yol)

- (bkz: dönersen ıslık çal)

- (bkz: hayallerim, aşkım ve sen)

- (bkz: ağır roman)

- (bkz: gemide )& (bkz: laleli'de bir azize)

- (bkz: üçüncü sayfa)& (bkz: masumiyet)
0
viva paulista
(06.06.22)
selamsiz bandosu
0
cooperr
(06.06.22)
Mahallenin muhtarlari - 90'lar
Perihan Abla - 80'ler

Bu iki dizi tam aradigin seyi verir sana.
0
duster
(06.06.22)
donersen islik cal
gece melek ve bizim cocuklar
asiye nasil kurtulur
ah belinda
ask filmlerinin unutulmaz yonetmeni
0
bay b
(06.06.22)
etna
(06.06.22)
bizimkiler dizisi ilk sezonlarında dış çekim çok fazla. trtizle'de bulabilirsin.
0
nuisance
(06.06.22)
(3)

Ya hassrah

gunes123
Arapca ne anlama gelir? Nicin kullanilir? Tesekkurler
Arapca ne anlama gelir? Nicin kullanilir? Tesekkurler
0
gunes123
(12.05.22)
sanırım iç çekmek, bir tür çığlık anlamına geliyor olabilir
0
ala09
(13.05.22)
"hasret" gibi geliyor kulaga.
0
viva paulista
(13.05.22)
0
ala09
(13.05.22)
(1)

Yurtdışından sağlık sigortası

synesthesia
Yurtdışında ikamet edip Türkiye'de özel sağlık sigortası yaptırabiliyor muyuz?
Yurtdışında ikamet edip Türkiye'de özel sağlık sigortası yaptırabiliyor muyuz?
0
synesthesia
(28.03.22)
yakin yerlerde (kita avrupasi vs) yaptirip, izne geldiklerinde check-up, dis tedavisi vesair halledenler taniyorum.
ayrica bazi saglik sigortalari kuresel (yahut bazi ulkeleri) kapsayabiliyor galiba.
0
viva paulista
(28.03.22)
(4)

Yeğenimin başını yere vurması

m orak
Merhaba sevgili duyuru ahalisi, 2 yasinda kız yeğenim var, daha önce hata yaptığı zaman kızınca eliyle başına vuruyordu ah der gibi vururuz ya hata yaptığımız zaman öyle, şuanda sinirlenince başını yere vuruyormus ben görmedim ama sert vurduğunu söylüyor ablam, bayağı canımız sıkıldı bu duruma, sebe
Merhaba sevgili duyuru ahalisi, 2 yasinda kız yeğenim var, daha önce hata yaptığı zaman kızınca eliyle başına vuruyordu ah der gibi vururuz ya hata yaptığımız zaman öyle, şuanda sinirlenince başını yere vuruyormus ben görmedim ama sert vurduğunu söylüyor ablam, bayağı canımız sıkıldı bu duruma, sebebi ne olabilir neden boyle davranıyor olabilir? Bu durumdan nasil vazgeçirebiliriz?
0
m orak
(13.03.22)
Doktor veya pedagog görsün, yüksek ihtimalle sizin çözebileceğiniz bir şey çıkmayacak. Hiç normal değil.

Bir de 2 yaş çocuğu (daha bebek sayılır) için ne "hata"sı? Ne demek hata yapmak, o nasıl bir yaklaşım çok dikkatimi çekti. Annesi babası da böyle mi davranıyorlar yoksa?
0
muhayyer divan
(13.03.22)
Tam olarak anlatamadim kusura bakmayın, örneğin kizim telefonu ver dediğimiz zaman uzulmus gibi düşünün, o zaman yapıyor
0
🌸m orak
(13.03.22)
ebeveynlik tavsiyesi degildir

istedigi yapilsin diye anne babanin dayanamayacagini bildigi seyleri yapiyorlar genelde o yasta. Bence kendine zarar vermesini engelleyip (sarilmak, kucaga almak vs olabilir) istedigi seyi vermeyerek bu davranisin bi sonuc vermeyecegini gostermek bi yandan da sakince neden bu yaptiginin kendine zarar vermek disinda bi ise yaramadigini, istedigini su su su sebeplerle suan ona veremeyeceklerini anlatmak.

tabi bunu soylemek o kriz aninda yapmaktan cok daha kolay.
0
ocaan
(14.03.22)
basit bir durum olabilir, ancak kendine zarar verme egiliminde olan bebelerde de bu tavra rastlaniyor.
bu yuzden mutlaka bir uzmana danisip gorussunler. ihmal etmesinler.
0
viva paulista
(14.03.22)
(8)

Paraya Kaynak Göstermek / Hikaye Oluşturmak / Altlık Hazırlamak

1zenciolmasamda
Merhaba,Dil okulu ile Avustralya'ya gideceğim. Orada 6 ay boyunca harcanacak parayı gitmeden görmek istiyorlar. (Ben orada calisicam kazanicam diyemiyorsun)Paranin ciddi bir kismini aciklayabilsem de, %30 luk kismini ailemden ayarlamaya çalışıyorum.Fakat bunu açıklamakta zorluk çekiyorum. Bir kısmı
Merhaba,

Dil okulu ile Avustralya'ya gideceğim. Orada 6 ay boyunca harcanacak parayı gitmeden görmek istiyorlar. (Ben orada calisicam kazanicam diyemiyorsun)

Paranin ciddi bir kismini aciklayabilsem de, %30 luk kismini ailemden ayarlamaya çalışıyorum.

Fakat bunu açıklamakta zorluk çekiyorum. Bir kısmı mirastan düşen pay, bir kısmı kardeşimin erasmus hibesinden kalan birikimi gibi.

Eski işler, para sürekli hareket halinde ve hesaplara girişi 3 4 aylık.
Daha kötüsü farklı hesaplardalar. Hepsini toplayıp babanin hesabına aticam ama bir hikaye lazim, sağlam bir hikaye. Babanın geliri iyi değil, öyle biriktirdi diyemeyebilirim.

Ne yapabilirim?
0
1zenciolmasamda
(04.02.22)
irlanda için insanlar kuyumcudan altınları bozduk belgesi alıyor. yastık altında duran altınlar vardı bunları bozduk alıp hesaba koyduk diyeceksin.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(04.02.22)
Aynısı yer mi Avustralya için acaba?
0
🌸1zenciolmasamda
(04.02.22)
Bu konuyla ilgili discord grubu vardir kesin. Oraya girmeye calisip sorun biri sizi kesin yonlendirecektir.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(04.02.22)
dil kursu icin o kadar kasmaya gerek var miymis ya?
bizim tanidiklar, etraftan para bulup yazi aldilardi, bizim aile dostumuzdur bilmemedir ben sponsor oluyorum diye, yahut aileden akrabadan, bankada 3-4 ay dokunulmamis yekun.
bunlar yeterli olduydu.
danismaniniza sorun, ama bu kadar kasilmamasi gerek. sagdan soldan hesaptan parasi olan bir tanistan, akrabadan mumkunse hesap dokumu ile sponsorluk yazisi alabilreniz kafi gelebilir.
0
viva paulista
(04.02.22)
ingiltere için bile şart 28 gün vadesiz hesapta kalmasıydı, üstüne "aha bu bana sponsor" diye hesap sahibinden imzalı evrak verip halledebiliyordun, ne tür bir hikaye istiyorlar ki?
0
passion rules the game
(04.02.22)
Ya hepsi var, eskiden olan birikimler aslında. Detay istiyorlarmış... Paranin kaynağı ne nerden geldi vb. Gibi. Altın senaryosunu deneyeceğim gibi.

para sabit kalmiyor ki, gidiyor geliyor. Yan hesaplara gidiyor borsaya gidiyor ese dosta gidiyor geliyor... Çok dolanıyor. Bakalım neler olcak.
0
🌸1zenciolmasamda
(04.02.22)
zamanında kardeşim İngiltere'ye giderken ev satışı vb. demiştik ama satışla ilgili bir belge göstermemiştik.

3-4 aylık sıkıntı olmamalı ya, daha hızlı dolaşım varsa kötü. Hepsini babanın hesabında toplaman daha kötü de olabilir danışmana sor kesinlikle. Paraları topladı vizeye başvurduktan sonra geri çekecek imajı oluşursa sıkıntı. Onun yerine babanın hesabında 4 aydır olan ve sana ayırdığı (mektup ile detayı yazılmış) para daha geçerli bence. Biz öyle yapmıştık.
0
nhk ni youkosu
(04.02.22)
Hem babada hem kardeşte var, kardesimdeki küçük kısmı babaya aktarmayi düşünüyorum. Bunu yaparken de altın bozduracagim bankada direk, komisyondan girecek bir miktar ama en mantıklısı bu gibi... Danışmanlar bir bok söylemiyor...

İki kişi göstermektense tek sponsor daha iyi diyorlar. Adamlar zaten 6 ay için 6 ay tüm masraf kadar para görmek istiyor. Orada çalışacak olmam bir şey ifade etmiyor..
0
🌸1zenciolmasamda
(04.02.22)
(9)

Gelişmemiş ülkelerde yaşayan Türklerin motivasyonu ne?

hadi ya la
Son zamanlarda YouTube'da çok denk geliyorum, Kolombiya'nın x şehrinde baklavacı, Brezilya'nın gecekondu mahallesinde dükkan sahibi, Bangladeş'te değişik işler yapan insanlar...Hayat kolay değil, bir şekilde bu eforu Avrupa'nın herhangi bir ülkesinde harcasalar refah seviyesi daha yüksek olmaz mı?Be
Son zamanlarda YouTube'da çok denk geliyorum, Kolombiya'nın x şehrinde baklavacı, Brezilya'nın gecekondu mahallesinde dükkan sahibi, Bangladeş'te değişik işler yapan insanlar...

Hayat kolay değil, bir şekilde bu eforu Avrupa'nın herhangi bir ülkesinde harcasalar refah seviyesi daha yüksek olmaz mı?

Belki kendileri öyle mutlu ama bakıyorum refah içinde değiller, yorgun ve bitkinler.

Almanya'da, Hollanda'da zorlu bile olsa çalışmak varken neden Honduras'ta yaşamak için çaba harcayayım ki?
0
hadi ya la
(03.02.22)
Filmlerden bildiklerim dışında bir bilgim yok ama kan davasından veya kanundan kaçanlar mutlaka vardır bu söyledikleriniz arasında.

Ayrıca insan kendi köyünde çok kötü hayat şartlarında yaşıyorken hayatıyla kumar oynayıp belki daha iyi olur diye bir gemiye saklanıp veya para verip kendini başka yere atmaya çalışıyordur.
0
michael_knight
(03.02.22)
Bu saydığınız ülkelerde Türkiye'den daha kötü durumda değil ki. Mesela Honduras, bir kaç haftalığına gittim ve Utila diye bi adasında kaldım, full Amerikalı, Avruplaı turist doluydu adamlar yerleşmişler oraya. Cennet gibi bi yer.

Türkiye'nin Ege ve Akdeniz bölgelerinde yaşayan Avrupalılar neden geliyorlar, belki aynı nedenle Türkler de gidiyor. Biz o zaman ucuz diye gitmiştik, artık bize her yer pahalı gerçi.
0
euteamo
(03.02.22)
Yurt dışında yaşamak istesem Almanya'ya değil Meksika'ya gitmek isterim. Her insanın ilgi duyduğu kültür farklı. Bu tip şeylerde mantık aranmaz. Bangladeş'i saymıyorum. O uç örnek. Brezilya örneği de yanlış. Sayısal değerlere bakılırsa Brezilya ekonomisi Türkiye ekonomisinden daha büyük.
0
dissendium
(03.02.22)
Abi hayat paradan ibaret değil ki.

Yani yılda bi kaç ay güneş görüp Almanların arasında yaşayacağıma, @dissendium'un dediği gibi sıcakkanlı Meksikalıların arasında yaşayıp, doğru düzgün yemekler yiyebilmeyi tercih ederdim.

Almanya'da bizi yemek yemeye götürüp klopse diye bişey yedirdiler, allah düşmanımın başına vermesin, kıtlık harici yenecek yemek değil. Stockholm'de bi hafta kaldım kışın, güneş yoktu, sıfır yani, adamlar karanlıkta yaşıyorlar.

Bence böyle hayat geçmez. Karşılığında varsın iki model kötü arabaya bineyim, hiç sorun değil.
0
plutongezegendegilmi
(03.02.22)
Gelişmiş ülkelerdeki metropollerde yaşam zor. Küçük şehirlerde de iş imkanı az. O yüzden tercih ediliyor olabilir.
0
garylineker
(04.02.22)
Iklim
Plajda yasayayim, ormanda yasayayim gibi dogasal tercihler
Yaptiklari isin orda niche kabul edilmesi sebebiyle iyi para kazanabilmek
Kazanabildikleri para neyse onun yetmesi
Oranin Turkiye (veya nereden gittilerse orasi) olmamasi
Oradaki birine asik olmalari
Alismis olmalari
Orada yaptiklari calismalarin baska yerde taninmayacak ve transfer edilmeyecek olmasi (Barbados’ta corbaci islettim yedi yil diye Turkiyedeki herhangi bir sirkete aciklamanin sacmaligi yani)
Bir seyden kaciyor olmak (kanun, akraba, kan davasi, eski es, askerlik)
Yasaminiza uygun bir komunitenin bir sekilde orda bulunmasi (LGBTQ+ veya baska seyler)
0
sopiro
(04.02.22)
insannlarin goc motivasyonlarini bilmek gerek.
goc etmek kisisel bir surectir.

sudan'a, nijerya'ya, libya'ya, kazakistan'a insaat isleriyle, ticari faaliyetler icin gidip kalanlar var. aile kuranlar var.
kacmak isteyenler var.
degisik iklim arayanlar var.
gittikleri yerde topraga tutunabilenler, bununla ayakta kalanlar var.

var oglu, var kizi var.
0
viva paulista
(04.02.22)
ek olarak bazi ozel seyler de vardir, misal antakya'lilar arapca konustuklarindan arapca konusulan ulkelere gidip, berberlikle, lokantacilikla, kaportacilikla ter akitirlar.
doviz kazandiklari icin cazibesi var.

dunyanin pek cok yerinden isciler, garsonlar vs. paranin bol oldugu yerlere giderler. suudi arabistan col sicaginda, o ortamda taylandli isci, yeni gineli isci, pakistanli isci, filipinli isci, kimisi cennet gibi mekanlari birakip gidiyor. cunki omrunu torpuleyip eline gececek dolarlarla yoksulluguna merhem bulabiliyor.

burada not dusmek isterim.
turkler, turk lokantalari, turk santiyeleri disinda boyle durumlarin icinde olmazlardi. cunki kazak bir garsonu getirmek, kerala'dan bir isci getirmek, afrika'li bekcileri yigmak daha ucuz, daha kolay.
artik turkler icin de bu (kolemenlikler) mal sahipleri adina elverisli, kazancli duruma gelebiliyor gibi gorunuyor.
0
viva paulista
(04.02.22)
Metin iyiköşker bahsi geçmiş adamın serveti onlarca avrupaya göç etmiş türk mühendisi cebinen çıkarır :)
0
nuisance
(04.02.22)
(6)

Adelaide mühendis olarak yerleşme

trixi
Selam arkadaşlar. İş yerimin Adelaide(Avustralya) ofisinden teklif aldım. Senelik 130000+10000 AUD gibi bir brüt maaş öneriyorlar. Şimdilik tek kişi gideceğim. Planım 1 sene sonra otizmli kardeşimi de yanıma almak.Sizce bu nasıl bir para? Tek başına yaşarken aylık ne kadar biriktirebilirim? Haftada
Selam arkadaşlar.

İş yerimin Adelaide(Avustralya) ofisinden teklif aldım. Senelik 130000+10000 AUD gibi bir brüt maaş öneriyorlar. Şimdilik tek kişi gideceğim. Planım 1 sene sonra otizmli kardeşimi de yanıma almak.

Sizce bu nasıl bir para? Tek başına yaşarken aylık ne kadar biriktirebilirim? Haftada 3-4 gün bakıcı tutsam bakıcı maaşına yeter mi?
0
trixi
(10.11.21)
Senede brut $140k commonwealth icin iyidir, hele yeni gocmen icin cok iyi.

Tahminim sana ayda net $8500-9000 arasi birakir. Ne kadar kenara koyacagin nasil yasiyacagina bagli..

Part-time bakici da tutulur herhalde yaw, bir tane filipino bulursun kesin.
0
cooperr
(10.11.21)
Kardeşinizi de yanınızda almanız takdir edilesi, onları arkada bırakarak zaten huzurlu olamazsın. Yolunuz açık olsun.
0
cakmayazar
(10.11.21)
Avustralya gibi yerlerde otizm odakli falan bakici devlet destegi yoksa (ki muhafazakar hukumet bu tip seylerin icini bosaltmistir) servet tutar. Excel acip hesap yapmadim ama hic para biriktiremeyecekmis gibi goze alin.

140K brut maastan ayda 9000 falan kesinlikle kalmaz.
0
hot potato
(10.11.21)
Ne kadar bakim ihtiyaciniz olduguna gore degisir sanki.

Ancak, turkiyedeki (veya her neredeyseniz) sartlarinizi bilmemekle birikte, adelaide gibi bi yerde tek basina biri icin o para cok iyi.

En azindan gidip, yasayip gorup karar verme sansiniz var.

Ayrica avustralya cok guzel bir yer, adelaide de en yasanilabilir sehirlerinden biri. Turkiyedeki birisi icin bence super firsat.
0
icim urperiyor
(10.11.21)
Hepinize çok teşekkürler.

Buradaki kazancım aylık net 10bin civarı. Maddi açıdan sıkıntımız yok. Kariyer açısından da bakarsak İstanbul Ofisi küçülmeye gidiyor. Orada da tünel işlerinin piri bir direktörle çalışacağım. Yani burda 5 senede kendime kattığımın fazlasını orada 2 senede kazanabilirim. Türkiye'yi seviyorum ben. Ama tek olsam saniye düşünmez giderdim.

Kardeşimin bakımı çok zor değil. Sadece konuşması eksik diyebilirim. Ancak 3 ayda bir epilepsi nöbetleri oluyor. Yanıma alana kadar bakıcıyla veya teyzemlerle kalması seçeneklerini değerlendiriyorum. Bakıcıya teyzemden daha çok güveniyorum aslında. Teyzemlerde kalırsa ev ve şehir değiştirmek zorunda bir de.

Benim şimdilik niyetim 2 sene kalıp döndükten sonra kardeşle ufak bir şehirde ev alıp yaşlılığı beklemek. Ama şu ara kafamın içi karman çorman.
0
🌸trixi
(11.11.21)
selamlar,

yillik 130k adelaide icin iyi maas (deneyim durumuna gore). ama vize turunuz de onemli. non-resident isenin vergi epey yukseliyor.
saglik hizmetleri icin ayrica arastirma yapmaniz gerekecek. resident olanlar icin (kalici oturumu olanlar) ciddi haklar vardir. bakici tutmaniz gereken bir yakininiz varsa giderlerin onemli kismini devlet karsiliyor.
madenci misiniz?
0
viva paulista
(24.01.22)
(5)

Katar'da yaşamak, maaş vs

ismim ibrahim
Doha'da 10k dolar maaşla yaşayan bir beyaz yakanın aylık gideri ne kadar olur ? kenara ne kadar para atılır ? ev ve fatura hariç giderler ayda ne kadarı bulur ? burada gözümüzün dört açıldığı bu maaş katarda nasıldır ? buyrun sohbete.
Doha'da 10k dolar maaşla yaşayan bir beyaz yakanın aylık gideri ne kadar olur ? kenara ne kadar para atılır ? ev ve fatura hariç giderler ayda ne kadarı bulur ? burada gözümüzün dört açıldığı bu maaş katarda nasıldır ? buyrun sohbete.
0
ismim ibrahim
(25.01.21)
10K doları verince

"Cost of Living Comparison Between Turkey and Qatar"

www.numbeo.com

Doha'da yaşam İstanbul'a göre 2,5 kat daha pahalı olmakla beraber en az 5K kenara koymanız lazım.
0
buck rogers
(25.01.21)
www.propertyfinder.qa

Şöyle ucuz bir ev buldum. Güzel bence fena değil 1000$ civarı.

Meraktan birazda mutfak masraflarına baktım. 1 kişinin aylık harcaması ortalama abd masrafları civarında. 200-400 dolar arasında eksiksiz alışveriş yaparsın. Faturalarda üstteki eve dahil. Sigortaları vs’de dahil edersek, aylık net 3000$ civarı giderin olacak gibi duruyor. Yalnız kafama yatmadı ama göz gezdirdiğim kadarıyla böyle görünüyor. İşin ilginci vergide görünmüyor doğru dürüst. Hani %30-35 tax olsa tamam ama o da yok. Bu hesapla cebinde 7000$ kalacak.

Telefondan 5 dk bu kadar araştırabildim pc geçince detaylı bi bakınayım, 5-10 sene sonra yolumun düşmesini istediğim bir ülke olduğundan sağlam araştırırım.

edit : numbeo benzeri şu sitede kalem kalem ortalama tek kişi için aylık masraf çıkarılmış, 3000$ civarı evet. www.expatistan.com
0
avatar is back
(25.01.21)
kac kisi gidildigine, nasil yasanacagina gore degisir. son donemde maaslar dusuyor. $10k fena bir maas degil. ama ev, araba, tum masraflar size mi ait? evi de firma verse tadindan yenmez.

cok cocuklu bir aileyseniz,cocuklarin okul masraflari zorlayabilir.
yasam giderleri yuksektir, ama bu para (cok lukse kacmazsaniz) yetmeli.

katar'da, dubai'de orta direk kavrami pek yoktur. sefalet ve satafat vardir. ucuza kacarsaniz, tadi kacar. bilhassa ev icin, $4-5k aylik ayirmalisiniz. west bay civarindan yahut pearl'den (isinizin mesafesine, trafigin durumuna gore) sasmayin.

cekirdek aileyle ay sonunda $3-4k civari arttirabiliyor olmalisiniz. genel olarak yuzde 30, yuzde 40 para arttirma hedefi olmali zaten minimum. bunu tutturamiyorsaniz, katar'da saudi'de emirlik'te umman'da yasamanin manasi yok.

buralarin en fena tarafi, hayat ne kadar guzel, cancanli filan da olsa hic biri size ait degildir. isten ayrildiginiz anda altinizdan o guzel halilar kayar gider. 3-4 hafta icinde ya yeni bir is bulacaksiniz (ki zordur) yahut da mali mulku satip savip doneceksiniz. cocuklarin okulu filan da sapitir bu durumlarda. korfez ulkelerinde olmanin kotu tarafi budur.
0
viva paulista
(26.01.21)
@avatar is back
o muhit pek hos degildir. downtown, 70'lerden 80'lerden kalma. mumbai'nin arka mahalleleri gibi gozukur. cumalari pek ic acici olmayan kalabalik manzaralari olur.
epeydir yeni bloklar, apartmanlar yapiliyor. metro hatlarinin da kesisiminde, ilerde gelisebilir. ama on bin dolar maas alan birine cok tavsiye edilecek yer degildir.
0
viva paulista
(26.01.21)
Katar'da calisan arkadasim var. Belirttigi kadari ile tasarruf etmesini bilen cocuksuz bir cift korkunc paralar biriktirebiliyor ve olculu oldugu surece sefa da surebiliyormus.

Cocukla nasil bir deneyim olur bilemiyorum.
0
cleric
(26.01.21)
(5)

Yeni Binaya Taşınmak

imnotsureabout
Herkes -bakan dahil- yeni yapılmış binaya geçin diyor da bu riski tamamen sıfırlıyor mu ki?Türkiyedeyiz sonuçta bi yolunu bulup yine yapan yapmıyor mudur yapacağını? Malzemeden çalmak kalitesiz beton kullanmak falan..Hem zemine niye dikkat ediyor o zaman insanlar ev alırken?
Herkes -bakan dahil- yeni yapılmış binaya geçin diyor da bu riski tamamen sıfırlıyor mu ki?
Türkiyedeyiz sonuçta bi yolunu bulup yine yapan yapmıyor mudur yapacağını? Malzemeden çalmak kalitesiz beton kullanmak falan..
Hem zemine niye dikkat ediyor o zaman insanlar ev alırken?
0
imnotsureabout
(04.11.20)
yeni binaya gecin gecmeye calisin. zeminine de baslatmasinlar simdi.

cahil cahil.konusuyorlar yok 5 kattan fazla izin vermeyecegiz vs. hala ayni kafa.
arkadas olay su isi kuralina gore yapmiyorlar kuralina gore yap suyun ustunde 100 katli yap. ama kuralina gore yap. yeni binalarda millet caldigini bildigi icin ustune emniyet veriyorlar calsa da yine de yeter demiri beton kalitesi de artti. daha yirmi yil oncesinde dogru duzgun hazir beton yoktu.

korkmayin 2008 ve sonrasi iyidir..kolay kolay bir sey olmaz. eski binalar da yikilir 30 ve ustu ozellikle.
0
turbo sadık
(04.11.20)
çalsalar dahi eskilerle kıyaslanamaz bile. ayrıca zemine de dikkat etmek gerekir, hem sağlam zemin hem yeni bina olursa en güzeli olur.
0
candide
(04.11.20)
Simülasyonlardan falan gördüğüm zemin sallanma şiddetini çok etkiliyor.

2000 öncesi binaların betonları ustanın insafına kalmış ve çok kötü diyorlar. İçindeki demir de dümdüzmüş, şimdikiler daha iyi tutunsun diye nervürlüymüş. Her halükarda hazır betonla yapılan yeni konut daha iyi. Yanlış hesap vb mümkün mü bilmiyorum ama.
0
nhk ni youkosu
(05.11.20)
"yeni bina saglamdir" etiketi, bilhassa koyden kente gocun patladigi, 99'a kadar olan surecte dikilen pek cok apartmanin plansiz projesiz, kontrolsuz, hesapsiz, kitapsiz, korkunc uygulama yanlislari ve malzeme kusurlari ile uretilmis olmalarindan ileri geliyor. oyle ki, 99 depremlerindeki yikimlar kuresel olcekte muhendislik icin bir laboratuar islevi gordu. "ha, geri zekali gibi etriye demirini bir metrede koyarsak boyle oluyormus demek ki", "duz demir ve metre karede 500 kg tasiyan rezil bir betonla bile bu kadar ayakta kalabiliyomus" gibi cikarimlar elde edildi.

99 depreminden sonra algi birazcik degisti. yonetmelikler goreceli olarak uygulanmaya baslandi. ama kok neden ortadan kalkmadi. turkiye'deki curume oldugu gibi duruyor. bu yuzden, yeni bir yapinin depremi sag salim atlatacagina, yapiyi yerinde gorup muayene etmeden, deneye tabii tutmadan, kimse kefil olamaz.

bir de yukaridaki sozler ikamet edilecek apartman dairesi icin gecerli. depreme misafirlikte mi, yolda mi, is yerinde mi, okulda mi, tunelde mi, sinemada mi, yemekte mi denk gelecegiz? evimizin saglamligindan emin olsak dahi, yolda kopru uzerimize yikilmayacak mi? misafir oldugumuz evde uzerimize duvar devrilmeyecek mi? is yerimiz sapasaglam kalacak mi? bu sorularin yanitini siz veremezsiniz. bunlarin yaniti icin "devlet" diye bir kurum var. bu kurum, bizi korumuyorsa, depremden korunmak icin verdigimiz haracin uzerine cokup alakasiz yerlerde bunlari har vurup harman savuruyorsa, bizi felaketle basbasa birakip ustune "keske hasarli evlerde oturmasalarmis" diyorsa, tek yapabilecegimiz yapici, pozitif bir dille anlatmak, kamuoyu olusturmak, sabirla didinmek vs.

benim nacizane gorebildigim, secebildigim budur.
0
viva paulista
(05.11.20)
viva paulista +1

Deprem uzmanı değilim fakat mimarı, az çok bu işlerin içerisindeyim. Medyada deprem bina dönüştürme temelli "kentsel dönüşüm" algısı yaratmak için kullanılıyor. 99 öncesi tüm binalar yıkılsa ve yerlerine yenileri yapılsa her şey çözülecekmiş gibi davranılıyor. Böyle bir şey yok.

Kentsel dönüşüm ulaşım, açık alanlar, kamu binaları gibi birçok farklı faktör üzerinde çalışılarak planlanmalı. Kadıköy'ün merkezinde oturuyorum, işe gidip gelmek için vapuru kullanıyorum, böylelikle İstanbul trafiğine bir araç daha eklememiş oluyorum. Gel gör ki oturduğum ev 50 yaşında, aynı şartlarda yeni bir binaya geçsem iki katı kira vereceğim (ve yine emin olamayacağım). Ya da İstanbul'un çeperine taşınıp, araba alıp, trafiğe katılıp, ulaşımıma bir saat daha ekleyeceğim. Bunu aklım, mantığım almıyor ne yazık ki ve bu şartlar söz konusuyken tüm sorumluluğun vatandaşa atılması iki yüzlülük! Kaldı ki İstanbul'un en gözde ilçelerinden Kadıköy'de depremden sonra sığınılacak doğru düzgün bir açık alan yok! Kapanacak yollar ve zarar görecek altyapıdan bahsetmiyorum bile. Ama ben 5 bin lira kira verip yeni binaya geçersem depremden çok iyi korunmuş olacağım ve bu konudaki tüm sorumluluk bende. Yersen!
0
gmzo
(05.11.20)
(8)

Sizce halk ne yapmalı?

1bir1bir1
SelamDeprem meselesi gündemde. Bir süredir İstanbul için zaten konuşuluyordu, bir anda İzmir'i vurdu. Manzara ortada. Sonuç yine aynı, "sağlıklı/sağlam" binalardan ev kiralarmak ve satın almak daha da zorlaştı, denetleme mekanizmaları yine doğru çalışmayacak, yine birileri sadece konuşacak ve bunun
Selam

Deprem meselesi gündemde. Bir süredir İstanbul için zaten konuşuluyordu, bir anda İzmir'i vurdu. Manzara ortada. Sonuç yine aynı, "sağlıklı/sağlam" binalardan ev kiralarmak ve satın almak daha da zorlaştı, denetleme mekanizmaları yine doğru çalışmayacak, yine birileri sadece konuşacak ve bunun üzerinden sadece seçim propagandası yapacak, halk yine kesesine göre evler seçmek durumunda kalacak ve bu sebeple belki evin ve binanın dayanıklılığına dair belge peşine düşmeyecek çünkü o belgeye bile güvenmeyecek vs.

Bu durumda bu halk göz göre göre ölüme gitmiş olmuyor mu? Sizce halkın istüne düşenler nelerdir?
0
1bir1bir1
(04.11.20)
halk zaten deprem için hiçbir şey yapmayan bir partiyi ülkeye başkan seçti. yani dedi ki benim depremle falan işim olmaz.

deprem paralarını biz müteahhitlere verdik onla otoyol yapıldı. nasıl zengin oldu adamlar senin verdiğin otoyol parası ile bi bilsen dediler. halk yine aynı adamları iktidar seçti.

halk zaten seçimini yapmış durumda. benim için deprem, eğitim önemli değil demiş. bunlar sadece sonuç.

halkın üzerine düşen kendisini yöneten insanı seçebilmektir. onuda yapamazsan sonuçlarına katlanırsın.
0
duyurukullanıcısı
(04.11.20)
1 Göz göre göre ölüme gidiyoruz
2 O Halk üstüne düşeni 10 seneler önce yapçaktı kusura bakmasın.
0
paramolacak
(04.11.20)
halk en fazla oy vereceği kişileri değiştirebilir. kişisel olarak da sağlam zeminli yeni binaya taşınabilir. başka da hiçbir şey yapamazlar.
0
candide
(04.11.20)
Halk kendini kurtarmalı. Devletten bir şey beklemek için çok geç. Boşuna hayıflanmaya gerek yok, halkı bu konuda kurtaracak bir irade yok ve olmayacak da.

Örnek veriyorum, maltepe'de oturuyorsun ama binan hasarlı, yeni binalar da pahalı mı? Tuzla'ya, gebzeye gideceksin. Yapacak başka bir şey yok.
0
roket adam
(04.11.20)
halkın üzerine düşen görev denetleme mekanizmasını doğru yapacak kişileri seçmek. yoksa yaptığı seçimlerin sonucuna katlanır. halk denen topluluktan bahsediyorsak ancak toplumsal görevlerinden sorumlu tutabiliriz onları. yoksa parası olan iyi eve taşınıyor zaten.
0
Bruce
(04.11.20)
bu halk demokrasiden vazgecip diktatörlük bozuntusu bir sistemi seçti. yani pek ümit yok.
yine de ne yapılmalı dersen, o gılışdar gitmeden akp gitmez diyim.
0
prizmatik
(05.11.20)
bireysel olarak, icinde yasadiginiz yapiyi tetkik ettirip, durumunu ogrenip, buna gore kacis plani hazirlamak gerek. yapinin durumu cok kritikse, kendi yukuyle (deprem, ruzgar, sel olmadan) ayakta zor duruyorsa, cok acil bir cozum gerek. baska turluyse, duruma gore.

malum-u aliniz, turkiye'de yapi stogu kotu durumda. bilhassa koyden kente gocun patladigi, 99'a kadar olan surecte dikilen pek cok apartmanin plansiz projesiz, kontrolsuz, hesapsiz, kitapsiz, korkunc uygulama yanlislari ve malzeme kusurlari ile uretilmis. oyle ki, 99 depremlerindeki yikimlar kuresel olcekte muhendislik icin bir laboratuar islevi gormustu. "ha, geri zekali gibi etriye demirini bir metrede koyarsak boyle oluyormus demek ki", "duz demir ve metre karede 500 kg tasiyan rezil bir betonla bile bu kadar ayakta kalabiliyomus" gibi cikarimlar elde edildiydi.

99 depreminden sonra algi birazcik degisti. yonetmelikler goreceli olarak uygulanmaya baslandi. ama kok neden ortadan kalkmadi. turkiye'deki curume oldugu gibi duruyor. araziden, imardan, insaattan kazanan para baldan tatli. denetim, yasa, kolluk hepsi (insaat filminin son sahnesi gibi) cenazeler topraktan cikmaya baslayinca suclu suclu birbirine bakiniyor. bu yuzden, yeni bir yapinin depremi sag salim atlatacagina, yapiyi yerinde gorup muayene etmeden, deneye tabii tutmadan, kimse kefil olamaz.

elbette yukarida konustugumuzun oncelikli odagi ikamet edilecek apartman dairesi icindi. iyi ya, depreme misafirlikte mi, yolda mi, is yerinde mi, okulda mi, tunelde mi, sinemada mi, yemekte mi denk gelecegiz? evimizin saglamligindan emin olsak dahi, yolda kopru uzerimize yikilmayacak mi? misafir oldugumuz evde uzerimize duvar devrilmeyecek mi? is yerimiz sapasaglam kalacak mi? bu sorularin yanitini siz veremezsiniz. bunlarin yaniti icin "devlet" diye bir kurum var. bu kurum, bizi korumuyorsa, depremden korunmak icin verdigimiz haracin uzerine cokup alakasiz yerlerde bunlari har vurup harman savuruyorsa, bizi felaketle basbasa birakip ustune "keske hasarli evlerde oturmasalarmis" diyorsa, tek yapabilecegimiz yapici, pozitif bir dille anlatmak, kamuoyu olusturmak, sabirla didinmek vs.

baska yollar cok denendi. ben omrumun bir donemini yapi deprem laboratuarinda gecirdim. politika kanallarini gordum, gozledim. halkin yasadigi bir kenar mahalleyi sokak sokak, apartman apartman gezip muayene ettim, kosullarini, yasantilarini, soylemlerini tecrube ettim.

benim nacizane gorebildigim, secebildigim budur. yurunmesi gereken buyuk bir mesafe var. cok daha kotu, rezil durumlardan cikmis, kurtulmus halklar var. motivasyon onemli. dirayet, sabir onemli. vakit onemli.
0
viva paulista
(05.11.20)
(3)

Cumhuriyet Kimsesizlerin Kimsesidir'in ingilizcesi

iddaaci
Nasıl çevrilebilir?"Republic is (the individual??) of the orphans."dalga serbest.
Nasıl çevrilebilir?

"Republic is (the individual??) of the orphans."

dalga serbest.
0
iddaaci
(27.10.20)
Sanırım İngilizce'de bunun için daha çok "voice of the silent ones" tarzı bişey kullanılıyor. "Sessizlerin sesi" yani.
0
kalifiye balta sapi
(27.10.20)
Republic diyince benim aklıma bu cümledeki cumhuriyet gelmiyor. Bence burada cumhuriyet biraz soyut kullanılmış. Demokrasi dersek sanki daha anlaşılabilir kılarız.

Democracy is like the foster home of every orphan.
0
sonsuz
(27.10.20)
"republic is someone for those who have no one"
yahut
"republic is the mother of all orphans"
diye soylenebilir sanirim.

humeyni'nin "devrim gocebelerindir" sozu de akrabadir bu arada bununla.
0
viva paulista
(28.10.20)
(7)

Türkiye ekonomik olarak hangi ülkelere benziyor?

Cesario
Son senelere kadar asgari ücret 400-450 Dolar iken (zam yapıldığı ayı kastettim 12 ay içinde enflasyonla 400 dolar altına inerdi her zaman) şu an 250 Euro'nun altına düşmüş durumda.İnternetten baktığım kadarıyla Avrupa'da en düşük asgari ücrete sahip birkaç ülkeden biriyiz Arnavutluk vs gibi ülkeler
Son senelere kadar asgari ücret 400-450 Dolar iken (zam yapıldığı ayı kastettim 12 ay içinde enflasyonla 400 dolar altına inerdi her zaman) şu an 250 Euro'nun altına düşmüş durumda.

İnternetten baktığım kadarıyla Avrupa'da en düşük asgari ücrete sahip birkaç ülkeden biriyiz Arnavutluk vs gibi ülkelerle birlikte.

Halkın alım gücünü kıyasladığımız zaman çok rahatlıkla Türkiye'nin alım gücü ve halkın fakirlik oranı birebir olmasa da şu ülkelere benzerlik gösteriyor diyebileceğimiz ülkeler hangileri? Asgari ücret ve nüfusun asgari ücretlilere oranına dayanarak yazarsak güzel olur.

Örnek veriyorum Tr'de asgari ücret 250 Avro ve çalışan nüfusun %50'si asgari ücretli, diyelim Afrika Cumhuriyetinde de asgari ücret 200 Euro ama çalışan nüfusun %20'si asgari ücretli. O zaman Güney Afrika Türkiye'den daha kötü bir ülke diyemeyiz direkt olarak.

Bu değişkenleri de işin içine kattığınız zaman Tr için şu ülkelere benziyor diyeceğiniz ülkeler neler özetle?

Özellikle gezip gördüğünüz ya da yaşadığınız ülkelerden yola çıkarsanız daha güzel olur ya da bizzat araştırdığınız ödev için olur, belgesel ya da programlar olur.
0
Cesario
(21.10.20)
arjantin
0
ankara06
(21.10.20)
her geçen gün daha kötü hale gelen tipik bir brics.
0
alors
(22.10.20)
Bana Ukrayna gibi geliyor. Dışarıdan gelenlere efsane ucuz ama halk boku yemiş durumda.
0
materyalist imam
(22.10.20)
Ukrayna. Arjantin'e doğru gidiş var. Temel gıda fiyatları böyle artmaya devam ederse Venezüela bile olabiliriz
0
horowitz
(22.10.20)
Bana gore Venezuella, Nijerya, Kuzey Kore..
0
Avoiding The Puddle
(22.10.20)
@avoiding

Bence oralar olmak için 5 sene daha var.

5 seneki tahmin 1 dolar 32 TL. (yatırım tavsiyesi değildir)
0
🌸Cesario
(22.10.20)
Bir zamanlar Brezilya ile ciddi parallellik gosteriyordu
Oradaki grafiklerle buradaki grafikler sahiden parallel onlar devaule edince real i cok gecikmez bizim de cbaskani anayasa kitapcigi firlatirdi.
Sonra 2002 de bize Reyiz geldi, onlara lula.
Sonra Gezi parki ayaklanmasi oldu. Orada hukumetin mekanlarini Sivil gostericiler basti.
Bizde 15 temmuz oldu, batinin koltuk ciktigi darbeciler yenildi. Orada yargi darbesiyle hukumet dusurduler. Yerine trump a ve batinin piyasalarina yakin bir rezil diktator geldi.
Azicik yabanci dili olan okumus adamlar kaciyor. Aylarca issiz kalan otomotiv muhendisi bir eski dosta “donmeyi dusunecek misin?” diye sorduydum. “Asia” diye yanitladiydi.
Artik torpilden, yolsuzluklardan, curumeden, akilsiz izansiz islerden Nasil biktilarsa. Umutlari Nasil sonduyse.
0
viva paulista
(22.10.20)
(7)

kıymalı yumurtayı çeşitlendirmek

Tochinoshin
Yapması en kolay protein yemeği bu ve değiştirip yemek istiyorum artık. şartlarım var:1. Baharat, saçla, sos gibi uzun ömürlü yiyecekler olmayacak çünkü hiç yemiyorum.2. Tereyağı, zeytinyağı ve fındık yağı kullanılacak başka yağ yok.3. Sebze olmayacak, olacaksa da blend edilmiş falan olup ağıza gelm
Yapması en kolay protein yemeği bu ve değiştirip yemek istiyorum artık. şartlarım var:

1. Baharat, saçla, sos gibi uzun ömürlü yiyecekler olmayacak çünkü hiç yemiyorum.
2. Tereyağı, zeytinyağı ve fındık yağı kullanılacak başka yağ yok.
3. Sebze olmayacak, olacaksa da blend edilmiş falan olup ağıza gelmeyecek. Peynirin de yakışanını bulamadım, varsa olabilir.

Birinci maddede saydıklarım dışında malzeme katarak veya pişirme tekniğini değiştirerek neler yapabilirim?
0
Tochinoshin
(18.10.20)
Kekik kullanabilirsin. Baharattan saymıyorsan tabii.
0
pass
(18.10.20)
yulaf kepeği koyarsan hem kabız olmazsın
hem baya kıymalı ekmek/pide/poğaça gibi bişi olur
0
summatinyourteeth
(18.10.20)
soğan ve domates. iyice eritirsen ağza gelmez. sarımsak da olabilir.
0
jelly bear
(18.10.20)
Hazır lavaş üzerine kapatıp, lavaş kısmından da biraz tavada bekletirsen börek gibi olur
0
baal
(18.10.20)
Sebze yok demişsin ama altta köz patlıcan da mı olmaz ?
Üzerine yoğurt da iyi gidiyor
Benzer şekilde seviyorsan kabağı çok pişirip iyice ezerek bi eşlikçi elde edebilirsin veya yeşil mercimek + kıyma ikilisine şans verebilirsin
Son olarak kıymalı yumurtalı pilav
0
photo85
(19.10.20)
en leziz opsion kıyma yerine çemensiz pastırma koymak olacaktır.
gerçi "kıymalı yumurta" tanımına uymuyor ama bunuda düşün sen.
0
aslindasorunumpsikolojik
(19.10.20)
- mantar, kabak tadi kokusu olmayan, bilhassa omlete tad veren seyler.

- sogan, karamelize edilerek agir agir pisirilirse, saray mutfaginda yeri olan "soganli yumurta"ya yanasabilirsiniz.

- peynirin her turlusu olmaz. beyaz peynir, feta filan pek gitmez. mozarella pizzanin, yumurtanin costurucusu. erir, suner. (bizim marketlerde satilan plastikli seyleri demiyorum). buradan kendi zevkinize gore 3-4 cesit peynirle acabilirsiniz. ben keci peyniri tadini, kokusunu severim. manda peyniri (paesanella) sevenler var, o da fena gitmiyor. parmesan, ingiliz cheddar'i filan iyidir.

- kiymayi cesitlendirmek icin, ikame etmek icin, kavurma koyabilirsiniz. somon fume iyi gider, ama tadini kokusunu sevmeyip nefret edenleri de var. tabii sucuk, pastirma bunun sahikasi ama, ev yapimi olmazsa kullanmamaya gayret ediyoruz. bitkisel ve proteini kuvvetli bir secenek olarak tofu da dusunulebilir.
0
viva paulista
(19.10.20)
(4)

The Office gibi bir çalışma ortamı

perrin
The Office dizisine benzer absürt bir çalışma ortamına dair tecrübeleri olan var mı? Türkiye için çok zor olabilir belki ama, yurt dışında belki vardır. Keşke böyle saçma sapan bir ortamda işim olsaydı diyorum izledikçe.
The Office dizisine benzer absürt bir çalışma ortamına dair tecrübeleri olan var mı? Türkiye için çok zor olabilir belki ama, yurt dışında belki vardır. Keşke böyle saçma sapan bir ortamda işim olsaydı diyorum izledikçe.
0
perrin
(06.10.20)
frekanslar uyarsa, cok aykiri goruslerden, cevrelerden kisilerle bile olabilir.
gunluk ortamda baskiyla, stresle alay edebilmeye baslarsaniz, is ortami gercekten keyif verir.
benim deneyimimde bu, gercekten yogun, sikintili, zorlu calisma ortamlarindaydi. yer yer canimiz bile tehdit altindayken eglenebildik.
kelli felli agir abi tipleri (yeni goreve gelenler) kentin meshur bir lokantasinda kizarmis muz yemeye gotururduk (yanina iki top dondurmayla geiyor, gelir gelmez ne manaya geldigini anlayip suratlari degistigi anda deklansore basip olumsuzlestiriyorduk)

bu arkadaslarin coguyla aramiza hayat girdi. koptuk. zaten normal sartlarda olsa hic yan yana gelmeyi tercih etmeyebilirdik.
ama bunlari yasadigima, gordugume minnet duyuyorum.
0
viva paulista
(06.10.20)
valla Turkiye sartlarinda benzer bir ortamda calistim, insan sayisi daha azdi ama ofis muduru en az michael scott kadar cringe oglu cringe biriydi. tabi ki the office dizi yani senaryoda binbir turlu gariplik var hepsi olmuyordu ama ben kendime adima bir sure the office'de calistim diyeblirim.
0
bay b
(06.10.20)
askerliğim benzer bir ortamda geçti. istanbul'da askeri kantin ve marketlerin denetçisiydim. muhasebede 3 kişi çalışıyordu, onları da kontrol ediyordum. efsane bir başçavuşumuz vardı, michael'a çok yakındı karakteri. tek farkı çok fazla bel altı espri yapardı, that's what she said gibi değil, am göt memeli. leş. bir tane asteğmen vardı, o da michael'ın patronu david wallace tarzında bir gençti. boyu 2 m. cool bir adam.

muhasebedeki gençler gerçekten her biri kendine has bir karakter. askerliğim çok güzel geçti benim ya, özledim bak şimdi.

şimdi deseler ki askere bu ortama gideceksin (ama en baştaki işi öğrenme dönemi değil, direkt en güzel zamanlarına) giderim herhalde.
0
stewie
(06.10.20)
çok güzel cevaplar, teşekkür ederim. :)
0
🌸perrin
(06.10.20)
(8)

aktarmalı kıtalar arası uçuş tecrübesi olanlar

sir gawain
bu yaz abd'ye gitmeye niyetlendim. hayatımda hiç kıtalar arası uçmadım. bilet fiyatları gidiş dönüş aktarmalılar 3500 tl civarı, aktarmasız thy uçuşları 5-6 bin tl bandında.haliyle insanın eli aktarmalı uçuşlara gidiyor ama bunlar da toplamda bir güne yakın seyahatler ve 6-7, hatta bazılarında 10-11
bu yaz abd'ye gitmeye niyetlendim. hayatımda hiç kıtalar arası uçmadım. bilet fiyatları gidiş dönüş aktarmalılar 3500 tl civarı, aktarmasız thy uçuşları 5-6 bin tl bandında.

haliyle insanın eli aktarmalı uçuşlara gidiyor ama bunlar da toplamda bir güne yakın seyahatler ve 6-7, hatta bazılarında 10-11 saat bekleme süreleri var. hayatınızda hiç buna benzer devasa bekleme süreli aktarmalı uçuş yaptınız mı? sizce dayanılır bir şey mi? o kadar saat havalimanında ne yapılır (uyuyabileceğimi sanmıyorum)? yoksa paraya kıyıp aktarmasız mı almalıyım?
0
sir gawain
(20.02.20)
Genelde bu tip aktarmalar (deniz aşırılar) büyük havalimanlarında olduğu için dükkan dükkan gezip sonra yemek yiyip starbucksta oturup kitap okuyarak telefon kullanarak rahat zaman geçirirsin.
0
helena
(20.02.20)
benim için çok sıkıcı bir şey. dönüşümde saçma sapan rötarlar ile 2 günde trye dönemedim. hava alanları büyük ve alışveriş yerleri var. bir powerbank ve bir telefonla zaman geçiyor ne yazık ki.
0
mikahakkinen
(20.02.20)
Bir keresinde uçak arızalandığı için 6 saat Wahsington'da beklemiştim. Üstelik gece geç vakit olduğu için sanırım dükkanlar kapanmıştı. Sıkıldım tabii ama o kadar fiyat farkına beklenmeyecek bir şey değil. Elinde telefon, bilgisayar vs. olduğu sürece o vakit geçiyor. Önerim bekleyeceksen ve netflix'in varsa telefona ya da bilgisayara izleyeceğin film ya da dizileri depola. Açar onları izlersin.
0
himmet dayi
(20.02.20)
kalmak için yeterince zamanın varsa gittiğinde aktarmalı gidebilirsin.

yani atıyorum toplam 7 günün var 2sini yolda geçirmek saçma olur, ama 2 hafta gibi vaktin varsa bol aktarmalı git.

ben paris aktarmalı gitmiştim 3 saat gibi bi aktarma süresi vardı galiba çok hızlı geçmişti.
0
ayin yazari
(20.02.20)
Hava alanına göre değişiyor.zürih aktarmalı uçtuğumda 10 saat bekleme süresi,akşam vaktine denk gelmişti, bekleme koltuklarına bir güzel yayılıp uyumuştum,sabah uyandığımda kahve,kahvaltı,sigara içme,dükkanları dolaşma derken vakit baya çabuk geçmişti.toronto aktarmalı uçtuğumda berbattı,7saat bekleme süresi çok zor geçmişti, koltukların arasına kol koydukları için,uzanıp yatmak mümkün olmamıştı tabi :( sıkıcı ve baya soğuk bir hava alanıydı.frankfurt aktarmalı uçtuğumda da memnun kalmıştım baya.aktarmalı uçuşları tercih ediyorum her zaman, daha hesaplı, bekleme süresinde yapacak fazlasıyla şey var uyku,mağazaları gezme, kahve içme,yemek yeme,kitap okuma,internette vakit geçirme vs.
0
astrid
(20.02.20)
bekleme yapacagin havaalanindaki lounge'lara bak, hangisinin yatma uzanma yeri varmis? Ver 40-50 usd, gir orada ye iç uyu.

Sahsen ben ucus suresi (bekleme dahil) 16 saati gecerse, o bileti almiyorum, cunku vucut kaldirmiyor. Ama gencsindir, demir gibisindir, dayanirsin. Bunyeden bunyeye degisir.
0
ebabil curnatasi
(20.02.20)
aktarmada zaman gecer. pek cok yere aktarmasiz gitmek soz konusu da degildir.

zamaniniz cok kiymetli degilse (misal, gidip derhal calismaya baslayacaksiniz, musabakaya cikacaksiniz, toplantiya gireceksiniz, vesair), engel olabilecek bir saglik kosulunuz yoksa, ailevi durumunuz sorun olmuyorsa (kucuk cocuklarla aktarma cok sancili olabilir) aktarmali ucmak onerilir.

12 saat beklediginizi dusunun. bu, bir sonraki gunun de yorgunluktan nekahetle gecegine isaret eder. aradaki fiyat farkini goz onune aldiginizda, iki gunde 1,500 2,500 tl civari bir parayi kazanabilir misiniz dogrudan uctugunuz takdirde?
0
viva paulista
(20.02.20)
11 saat beklemişliğim var, dedikleri gibi gece vaktiyse zaten sessizlikte rahat uyunuyor, sonrası da dizi vs geçiyor. Çok büyük fiyat farkı olduğu için bence değer.
0
kaset
(20.02.20)
(9)

Film önerisi lazım

superfluid
Böyle sessiz, içinde hırgür/bağırış çağırış olmayan, anlam yüklü, michael haneke'nin amour u gibi önerebileceğiniz filmler varsa talibim :)
Böyle sessiz, içinde hırgür/bağırış çağırış olmayan, anlam yüklü, michael haneke'nin amour u gibi önerebileceğiniz filmler varsa talibim :)
0
superfluid
(19.02.20)
jojo rabbit
0
scudman1
(19.02.20)
İklimler, Nuri Bilge Ceylan
Tokyo Story, Yasujiro Ozu (Bu bir aile draması ama)
0
fobfilm
(19.02.20)
Adam's apples 2005
Paterson 2016
Kirazın tadı 1997
Kara tahta 2000
Happy end 2017
0
Amaranta ursula
(19.02.20)
Leviathan(2014)
Forushande(2016)
Force Majeure(2014)
0
levent bilgen
(19.02.20)
eternity and a day
0
az icilmis izmarit
(20.02.20)
45 yıl
0
Phoebe
(20.02.20)
fish tank,
hunger,
in the mood for love,
cogunluk,
nefesim kesilene kadar,
pop aye,
inch'allah,
kader,
ucuncu sayfa,
lorna's silence.
0
viva paulista
(20.02.20)
Portrait of Young Lady of Fire
0
kaset
(20.02.20)
çok güzel filmlerle dolu bi duyuru olmuş attım fav.a ve ahlat ağacı demeye geldim izlemediyseniz.
0
pegi
(21.02.20)
(3)

Hazır sömel/temel ayağı nereden bulabilirim? İnşaat malzemesi sorusu.

pillimiyango
Görselde tam olarak aradığım ürün mevcut. Aklımda olan şey ise %10 eğimli bir araziye ahşap teras yapmak. Ayakların basacağı temel de bu şekilde olsa yeterli diye düşünüyorum. Bu tarz bir ürün bulamazsam peynir tenekesinin içine harç döküp kullanmayı planlıyorum. Tavsiyelere açığım.
Görselde tam olarak aradığım ürün mevcut. Aklımda olan şey ise %10 eğimli bir araziye ahşap teras yapmak. Ayakların basacağı temel de bu şekilde olsa yeterli diye düşünüyorum. Bu tarz bir ürün bulamazsam peynir tenekesinin içine harç döküp kullanmayı planlıyorum. Tavsiyelere açığım.
0
pillimiyango
(18.02.20)
🌸pillimiyango
(18.02.20)
Yıllardır inşaatçıyım, piyasada hiç rastlamadım buna.

Teneke yöntemi daha kolay ve kullanışlı olur, fakat toprak yumuşaksa tenekeyi dik değil de yan kullanmak cm2'ye düşen basıncı dağıtır.

Not: Ahşabı betona batırmadan önce beton ve toprak içinde kalacak kısımı izole edin, ömrü uzasın.
0
John Bloor
(18.02.20)
boyle kucuk bir urunu tr'de prefabrik ureteceklerini pek sanmiyorum.
bu daha cok, isci ucretlerinin yuksek oldugu sanayilesmis ulkelerde prefabrik uretilir.

recetesini, serbetini, harcini, kumunu, cakilini bulup kendiniz urettirebilirsiniz. usta yevmiyesi verirsiniz, nakliyeden vs. daha uygun olabilir.
(usta isinin ehli olmazsa, dayanimi iyi bir betonarme ayakta o disleri o kadar duzgun cikaramayabilir. buna da kendisi pratik cozum uretip, ahsap cerceveyi sakulune aldiktan sonra dis yapmadan icine oturtacagi bir betonarme ayak filan da uretebilir)

egimli arazide, zemini duzeltip (gorece) duz zemin uzerine uretime baslamaniz da onemlidir.
kolay gelsin.
0
viva paulista
(18.02.20)
(7)

inşaattan anlayanlar depreme dayanıklılık capsli

zunkatsar
şu bina nasul duruyor sizce?
şu bina nasul duruyor sizce?
0
zunkatsar
(10.01.20)
8.5 şiddetine kadar dayanır, kesin bilgi yayalım.
0
bobinhoo
(10.01.20)
bobinhoo pi'yi 3 aldığı için düz hesap yapmış.

8.1'den yukarısını göremez.
0
levpontryagin
(10.01.20)
o bina yamuk duruyor.
bana hiç güven vermedi.
0
Bruce
(10.01.20)
Fotoğraftan anlarım bence o fotoğraf makinesi yamuk yani depreme dayanıksız
0
yeahbutso
(10.01.20)
Reis bunu anlayacak göz kimsede yok. Yeni deprem yönetmelikleri bildiğim kadarıyla gayet yeterli. Yeni yapılıyor işte ne sorun olabilir ki? Aklınızdaki çekince nedir?
0
allah yazdiysa bozsun
(10.01.20)
gorunen acidan kolonlar, kirisler dengeli, boyutlar makul gozukuyor.
dosemede konsol var (ileriye dogru cikinti yapmis) bu turk yapilarinda genelde olur. biraz ek yuk getirir ama, tasarimda ozel bir mallik yapilmadiysa muhim degil. eskiden bu konsollarda kolonu kaydirirlardi yukarda, ciddi sikinti yaratirdi (dusey sureksizlik). bu yapida yok bu.

bina sevin uzerine oturuyor, zemin egimli. temeli seve paralel (yani yamuk) yapmak gibi malliklar yaparlardi eskiden. burada oldugunu sanmiyorum oldugunu. derin kazilan yerin cevresini de perde duvarla cevirdilerse ekstra katkisi olur.

dosemelerde asmolenimsi bir dolgu kullanmislar. birinci derece deprem bolgelerinde cok tercih edilmese daha iyi. ama beton dayanimi, donatilar, uygulama (iscilerin ustaligi) filan iyiyse ayakta kalabilir depremde.

daha duvarlar orulup kullanima gecmemis. depremde cok karsimiza cikti. kullanima gectiginde biri tutar kolonu keser. biri tutar kolonlarin arasinda son bir metrede, 50 santimde bant pencere birakarak duvar orup buralari zayiflatir. vesair kullanici hatalari da onemli.
detayli bilgi edinmek icin, kullanim asamasinda uzman burolardan yardim almaniz kesin sonuc verecektir.
0
viva paulista
(10.01.20)
Asmolen gibi döşeme perde vs var mı bakmak lazım. Ama yeni şartnamelerle yapılan ba yapılar sıkıntı çıkarmaz.
0
Take it away honey
(10.01.20)
(5)

avustralya başbakanı sadece yangın olayındaki tatilinden dolayı mı patladı?

eurhka
yani bu yangın sırasında tatile çıkmış olması dışında başka olaylar da var mı? aşırı sağcı olmasını ayrı tutuyorum :)
yani bu yangın sırasında tatile çıkmış olması dışında başka olaylar da var mı? aşırı sağcı olmasını ayrı tutuyorum :)
0
eurhka
(03.01.20)
İngilizcen varsa şurada güzel açıklanmış:

www.reddit.com
0
In a silent way
(03.01.20)
Adam hala küresel ısınma yok, bunu tartışma zamanı değil kalkınmayı düşünmemiz lazım falan diyor. Şaka gibi bu sağcılar.
0
whoosie
(03.01.20)
"aşırı sağcı" degil acikcasi teknik olarak. ama evet sagci ve secmene hitap etmeseydi orada olmazdi. Avusturalya zaten oyle bir ulke.

bir de bir kisim insanin sinir olmasi partladigi anlamina gelmez, gelecek secimde gayet secilebilir gene.
0
hot potato
(03.01.20)
surada izah etmeye calismistim:

eksisozluk.com
eksisozluk.com
0
viva paulista
(10.01.20)
denek hayatım
(10.01.20)
(9)

"Seninle"deki "in" ne için var?

lab cat
"Seninle"nin anlamı: Sen ile. "İle"yi bir şeyle birleştireceğimizde "le" olarak birleştiriyoruz. Öyleyse buradaki "in" nereden çıkmış?Not 1: Kaynaştırma eki olamaz, çünkü aynısı "ben" için de geçerli -> Benimle.Not 2: Google araması ile cevap değil yalnızca başka karışmış kafalar buldum.
"Seninle"nin anlamı: Sen ile. "İle"yi bir şeyle birleştireceğimizde "le" olarak birleştiriyoruz. Öyleyse buradaki "in" nereden çıkmış?

Not 1: Kaynaştırma eki olamaz, çünkü aynısı "ben" için de geçerli -> Benimle.
Not 2: Google araması ile cevap değil yalnızca başka karışmış kafalar buldum.
0
lab cat
(02.01.20)
ilgi eki veya tamlayan eki olabilir mi?
"bir varlığın kime ait olduğunu bildiren "-in" eki"dir diyorum ben.
0
yesil basli govel santor
(02.01.20)
Bence de soru güzel.

"Ben ile gelir misin?" diye sorunca bir gariplik var gibi geliyor bana. "Benim ile gelir misin?" kulağa daha doğru geliyor.
0
himmet dayi
(02.01.20)
Teorimi yazıyorum:

Türkçe’de edat grubu diye bir yapı var. İsim türlü bir kelime ve bir çekim edatından oluşur.

Önce isim türünden olan kelime sonra edat gelir.
Misal;
Benimle oynama

Balıkla oynama


Gibi...

İlkinde ben ek almış, ikincisinde balık ek almamış.

Eğer edat grubu isimle oluşturulursa (balık gibi) ek almaz. Amma ve lakin bir zamirle oluşturulduğunda (ben, sen gibi) tamlayan eki alır. Benimle oynama, onunla çıkma vs.
0
levpontryagin
(02.01.20)
myself - benim, yourself - senin gibi bir kullanim var.

sozcukler "senin - ile", "benim - ile", "onun - ile" yordamiyla turuyor.
benzeri "benim gibi" (ben gibi degil), "senin icin", "bizim kadar" kullanimlarinda da gorulebilir.

ilgiliyseniz, benzer bir mevzudaki arastirmaya da goz atabilirsiniz:
dergipark.org.tr
0
viva paulista
(02.01.20)
ingilizcede de benzeri var: "come with I" denilmez, "with me" denir.
Ben çevirisi I iken, me çevirisi "beni/bana" olarak yapılır.

"Eğer zamir eylemden ayrıysa beni-bana şeklinde kullanılır" Tam cümlemiz bu. yani, "Ben yaptım" "Ben gittim" sözündeki ben ile "Benimle kal" "Benimle git" deki ben'ler farklı. İkinci örnekte ben özne değil. İşi yapan değil. Bu sebeple -in'i eklemek zorundayız.
0
lovemyself
(02.01.20)
benzer bir soru burada da vardı (git: 1387489)

onlar iyelik eki ama bunlara neden ihtiyaç duyuyoruz sorusuna cevabım yok doğrusu. ama benle, senle kulağımı acayip tırmalıyor.
0
tepedeki psychedelic adam
(02.01.20)
İngilizcede come with i yerine come with me denmesinin sebebi grammatical case
0
levpontryagin
(02.01.20)
2. sıradaki cevabıma bir ilave yapacağım.
"in-im" aidiyet bildiren, ilgi ekidir, tamlayan ekidir.
"Pekâlâ neyin kime ait olduğunu bildiriyor?" derseniz.
Cevap öznenin varlığı ile ilgili bir aidiyet.
Örnek: Ben-im-(i)le evlenir misin?
benim (varlığ'ım') ile evlenir misin?
+ Sen-in-(i)le iyi arkadaş olabiliriz.
Senin (varlığın) ile...
Gibi
0
yesil basli govel santor
(02.01.20)
Tamlayan Eki yani ilgi Eki.
0
wilhelmwasmuss
(02.01.20)
(10)

Osmanlıda niye herkeste fes var?

enis buyutucu
Çoğunluk fes olmak üzere kimisinde de kavuk var. Erkek Çocuklar dahil başı açık kimse yok neredeyse.Bu bir kültürden ziyade zorunlulukmuş hissi verdi. Aslı nedir?
Çoğunluk fes olmak üzere kimisinde de kavuk var. Erkek Çocuklar dahil başı açık kimse yok neredeyse.

Bu bir kültürden ziyade zorunlulukmuş hissi verdi. Aslı nedir?
0
enis buyutucu
(28.12.19)
kısıtlı bilgimle aklımda kaldığı kadarıyla anlatayım.ıslahat fermanı sonrası başladı sanırım fes kullanımı. ilk başlarda giyenler kafir diye ilan edilirken daha sonraları da giymeyenlere kafir denmiş.
0
orijinal nick bulamadim
(28.12.19)
Sanayi devrimi öncesi, tarım çağında insanlar sürekli dışarıda güneş altında çalıştığı için, şapka takmak bir zorunluluk ve bunun alışkanlığıydı. Bu sadece bizde değil, tüm dünyada böyledir. Halen kırsal kesinde herkes şapkalıdır.
Osmanlıda başın açık olması çok ayıp ve aşağılayıcı bir şey sayılırdı. Vezirler falan katledilmeden önce halka başları açık olarak teşhir edilirlerdi.Öyle de bir adet vardır.
Bu arada kapalı yerde şapka çıkarılması veya bir büyüğün yanına girerken şapka çıkarılması bize batıdan gelmiştir. Türk töresinde şapka çıkarmak yoktur.
İlaveten, şapka devrimi ile yazılan kanun dikkatle okunursa, o dönemde şapkasız olmak düşünülemediği için öyle bir yazılmış ki, şapkasız olmanın yasak olduğu anlamı çıkmaktadır.
0
Mirket
(28.12.19)
@mirket esasen son cümlen için sordum. Yani atatürk zorla şapka taktırdı olayı bu kökenden geldiği uyandırdı herkesi fesli görünce.
0
🌸enis buyutucu
(28.12.19)
herkeste yok, moda olduğu, kabul gören dış kıyafet olduğu için öyle, avrupada da herkes şapkalı aynı devride, 80 lerde herkes bıyıklıylı, şimdi de bakarsan herkes sakallı.
0
firemanjonny
(28.12.19)
Dini yönü ağır basıyor. Özellikle sarık çok çok önemli.
Alimler der ki: sarık küçüldükçe toprak kaybedildi.
Gerçekten de Osmanlının en güçlü olduğu zamanlardaki tanınmış kişi ve devlet adamlarının tasvir edildiği görüntülerde sarıklar oldukça büyüktür.
İslâmda için sarık çok önemlidir. Sadece eskilerin kullandığı kullandığı bir eşya değildir.
0
Erva
(28.12.19)
osmanli'nin merkez bolgelerinde (magrip, kartaca, cezayir vs. haric, dag koylerinde kimi kadinlarin ortu altina giydikleri haric, vs.) yuz yillar boyu fes yoktur.
fes, cok sonradan bilhassa ii. mahmud donemi toplumsal donusumleri ile gelmis, yerlesmis.
bakiniz: www.fikriyat.com
bu fese sonradan kutsiyet filan yuklenmesi bir karikaturu animsatiyor, nushasini bulamadim ama dilim dondugunde anlatayim (bulan olursa baglanti ekleriz)
- gencten biri, "teknik insanin ruhunu bitiriyor abi yea, ben yeni modelleri begenmiyorum, kamera, internet, bunlar asiri. ben eski kafa adamim, telefonum basittir, gorusme yapar kafidir" diyordu ortamda.
arkadasi zaman makinasi icat edip gelecege gidiyor. on - yirmi yil sonra, bu genco yine "teknik insanin ruhunu bitiyor abi yeaa, benim telefonumda yalniz kamera internat vardir, 3d yazici filan bunlar asiri." deyip, bu sefer on - yirmi yil oncesinin modelini ovuyordu.
gercekten de boyle bir kafa var.

basta baslik olmasi, serpus olmasi, sapka olmasi baska. oradan iceri @Mirket'in yazdiklarini irdeleyebilir, okuma yapabilirsiniz.

ote taraftan:
@ Erva "Eski binaların sağlamlığı da kuşku götürmeyen bir gerçek. " bu kusku noksanligi ise, sizi ne yazik ki yikima, felakete goturebilecek bir illet.
0
viva paulista
(28.12.19)
@ viva paulista
yıkım ve felaket kuşkudan değil kalitesiz ve eksik malzeme kullanımından.
Şüphe ile doğrular giderilmez.
0
Erva
(28.12.19)
osmanlı'da fes yaygın demek bugün kreuzberg'e gidip burada da amma türk varmış ha demek buralar hep böylemiş demekten çok farklı değil. son 150 yıllık döneminde devlet zoruyla falan görünürlülüğü artan bir şey.
0
denek hayatım
(28.12.19)
@ denek hayatım +1

@ 'Erva'
yikim ve felaket kuskudan degil, kusku noksanligindan.
o yapilari yapanlar, onaylayanlar, denetleyenler, alanlar, kiralayanlar, oturanlar, misafir olanlar, sizin asagida karaladaginiz gibi ""Eski binaların sağlamlığı da kuşku götürmeyen bir gerçek." minvalinde dusunmeyelerdi... kuskulansalardi... sorustursalardi...
o zaman kalitesiz ve eksik malzeme kullanimindan yikim olmazdi. kolon kesmekten de yikim olmazdi. bant pencerelerden de yikim olmazdi. afaki tasarim hatalarindan da yikim olmazdi. filhakika, suphe olmadan dogrulara varilamadi.
yikim ve felaket geldi, daha da geliyor.
neyse, sorunun hudutundan yeterince tastik. daha baska diyeceginiz varsa beni bulur soylersiniz.
0
viva paulista
(28.12.19)
İslam'da başı açık gezmek uygun değil, erkek için de. Sarık olur, Fes olur, Takke olur, Bere olur.

Önemli olan hem ihtiyaçları karşılaması hem de namaz kılmaya engel olmaması, bu yüzden şapka müslüman toplumda pek kabul görmemiş ve muhafazakar hislerle red edilmiştir.
0
John Bloor
(30.12.19)
(5)

ıssız/uzak bir yerde tek veya bir grupla beraber kalıp delirme temalı

semaforo de medianoche
filmleri soruyorum. the lighthouse izleyince aklıma geldi böyle başka işler de vardı sanki ama çok hatırlayamadım. the thing, the shining geldi aklıma. sarmaşık da sayılabilir ama orada esas mevzu insanlardan uzakta olmaktan ziyade yasalardan & medeniyetten uzakta olmak ve otoritenin & iktidarın yen
filmleri soruyorum. the lighthouse izleyince aklıma geldi böyle başka işler de vardı sanki ama çok hatırlayamadım. the thing, the shining geldi aklıma. sarmaşık da sayılabilir ama orada esas mevzu insanlardan uzakta olmaktan ziyade yasalardan & medeniyetten uzakta olmak ve otoritenin & iktidarın yeniden dağılımı yani o tarz işler çok da sayılmaz.
0
semaforo de medianoche
(23.12.19)
(bkz: lord of the flies) (sineklerin tanrisi)
0
viva paulista
(23.12.19)
tam öyle bişi değil ama: The Ritual (I) (2017) www.imdb.com
0
9kuyruklukedi
(23.12.19)
The beach
0
mirty
(23.12.19)
Novaya zemlya.
0
Amaranta ursula
(23.12.19)
hasmetizm 2046
(24.12.19)
(7)

cv'de ingilizce bir terim

baldur2
yilda 1-2 ay, bir ust kisi tatile gidince devralinan bir pozisyon icin hangi sifati kullanmaliyim?interim?vice?assistant?
yilda 1-2 ay, bir ust kisi tatile gidince devralinan bir pozisyon icin hangi sifati kullanmaliyim?

interim?
vice?
assistant?
0
baldur2
(28.11.19)
acting diyebilirsin.
0
ebabil curnatasi
(28.11.19)
Deputise
0
himmet dayi
(28.11.19)
interim
0
try again fail again fail better
(28.11.19)
pozisyona gore degisir, islerin (hatta yorenin, bolgenin de) kendi jargonu olabilebilir.

eski bir isverenim olan firmada, benzeri durumda "deputy manager" kullanilirdi.
ama bunun dogrusu "acting manager" olurdu.
0
viva paulista
(28.11.19)
ben interim yazmistim, interimde karar kildim. degistirmeyecegim. cevaplar icin tesekkurler.
0
🌸baldur2
(28.11.19)
take over bu bence.
0
ezkaza
(28.11.19)
acting arkadaslar. emin degilseniz sallamayin olabilir falan diye :)
0
hot potato
(28.11.19)
(4)

yemek tarifi

black mamba
şu tarz ızgara tavuk nasıl yapılır? benim yaptıklarım böyle olmuyor. ayrıca bu nasıl bir pilavdır?https://www.agirsaglam.com/wp-content/uploads/2017/08/beslenme-ve-fitness.jpg
şu tarz ızgara tavuk nasıl yapılır? benim yaptıklarım böyle olmuyor. ayrıca bu nasıl bir pilavdır?

www.agirsaglam.com
0
black mamba
(27.11.19)
- pilavdan ziyade kuskusa benziyor. ince daneli bulgur, yahut benzeri malzeme olmali.

- tavugun gorunumunu diyorsaniz, ateste pismis izgara olmali. cizgiler, ya izgara telleri ile temastan, yahut dokme demir tavanin oluklarina temastan olacak.

uzmanlari bilgi verene kadar, benim anlayabildigim boyle.
0
viva paulista
(27.11.19)
ben de ızgara yapıyorum döküm tavada ama böyle olmuyor :( iz sorun değil de çok ince değil ama iyi pişmiş gibi bir de nasıl marine edilmiştir merak ediyorum.
0
🌸black mamba
(27.11.19)
tavugu bilemeyecegim ama yanindaki pilav degil kinoa.
ben tavugu genelde biraz zeytingyagi ve limon ile marine ediyorum bir sure ama gene de oyle sulu olmuyor.
0
65 derece
(27.11.19)
dokme tavada kirmizi ette kullandiginizdan biraz daha dusuk bir ateste yapabilirsiniz. tavugu yagla ovup izgara yapiyorum ben. bir de donmus tavuklarda ben de bu derece duzgun pismisligi yakalayamiyorum belki ondan olabilir.
0
tanaka
(27.11.19)
(4)

Deprem için güvenlik tedbiri.

msb
Az önce dusunurken aklima geldi, sizin de fikrinizi almak istedim.Simdi eskiciden bi camasir makinesi alinir, evin yikilmasi halinde acil cikis olarak kullanilabilecek bir duvarin kenarina yerlestirilir. Makinenin ust kapagi acilir ve icine harc doldurulur. Boylece elimizde ici betonla doldurulmus m
Az önce dusunurken aklima geldi, sizin de fikrinizi almak istedim.

Simdi eskiciden bi camasir makinesi alinir, evin yikilmasi halinde acil cikis olarak kullanilabilecek bir duvarin kenarina yerlestirilir. Makinenin ust kapagi acilir ve icine harc doldurulur. Boylece elimizde ici betonla doldurulmus mukavemeti yuksek bir demir yigini olur. Binanin oldugu yere cokmesi halinde duvar kenarinda kriko gorevi gorecegi icin de o bolgeyi acil cikis kapisi olarak kullanabiliriz.

Tabi gunluk kullanimda salonun ya da odanin icinde cok hos bir goruntu olmayacagi icin makinenin etrafi kontrplak gibi bi malzemeyle kaplanip boyanabilir, ust kismina tabla konulup masa vb gibi bi islev icin kullanilabilir.

Binanin zeminin altina kadar goctugu yerlerde ise yaramasa da nispeten ust ve ara katlarda "acil cikis boslugu" olusturabilir sanki.

Ne dersiniz?
0
msb
(09.11.19)
Bina zaten evin içinden başlamıyor ki çökmeye.. alt kattan üst kata çöker zeminin üzerine. dolayısıyla sadece o makinenin yanında cenin pozisyonunda durmanız gerekir zaten. Makine işe yaradığı anda bir boşluk oluşur ancak zaten diğer her yer göçmüşken nereye çıkacaksınız?

Böyle bir şey yapılacaksa sadece hayat üçgeni olarak kullanılabilir. Çünkü bina yıkıldıktan sonra ne kapı kalır ne de çıkış. makinenin yanında sadece o boşluk olur. çıkabileceğiniz yer olmaz zaten.
0
biseysorucam
(09.11.19)
binanin dosemesi o agirligi tasimaya uygun tasarlanmis midir? orada bir zayif bolge olusup, alt kattakilerin kafasina inmez mi?

yapi sizin beklediginiz modda (bicimde) gocmek zorunda midir? eger beklediginiz modda gocerse, ve dahi sevdiklerinizle birlikte mucizevi bir bicimde yasam ucgeninde hayatta kalmayi basardiysaniz, sifir noktasindan sonra ne olacak? ne iceceksiniz? ne yiyeceksiniz? enkaz altindan ne kadar surede cikacaksiniz?

camasir makinasi, yatak, metal dolap vb. onune son anda cenin pozisyonunda yatip kurtulmayi ummak, caresizlik aninda hayatta kalma gudusuyle olabilecek son umuttur. kacis planinizi bunun uzerine kurmaniz uygun olmaz.
bilimin, teknigin uyarinca binanizi tetkik ettirmeniz, gerekiyorsa onarim / guclendirme yaptirmaniz, esyalari sabitlemeniz onerilir. sizin bireysel olarak yetisemeyecginiz kopruler, yollar, viyadukler, altyapi, okullar, is yerleri, hastaneler, misafirlige gittiginiz yerler, alisveris ettiginiz yerler vb. icin ise kamuoyu olusturup toplumun itkisiyle, devletin gerekli onlemleri almasi icin ugrasmaniz gerekir. devlet onca vergiyi sizi afet aninda, savas aninda, kitlik aninda korumak icin almiyor mu?
0
viva paulista
(09.11.19)
kendime güvenli bölge yapacağım derken döşemenin çökmesine neden olursun. Deprem anında yıkılmayacak olsa bile çöker.
0
catch the arrow
(09.11.19)
Allah korusun ama beklenen İstanbul depremi olursa, o yaşam alanında açlıktan ölümü beklersiniz. Deprem anında ölmeyenlere ulaşılamayacağı için depremden sonra daha çok ölüm olacak sanırım.

Bir an önce riskli yapıdan kurtulmakta fayda var.
0
John Bloor
(11.11.19)
(2)

değişik dövizleri alabileceğimiz yer

dali dili havali korna
çemberlitaş'taki üçel dövizde oluyormuş danimarka kronu, macar forinti falan. bunun dışında bu tip dövizleri alabileceğimiz nereler var?
çemberlitaş'taki üçel dövizde oluyormuş danimarka kronu, macar forinti falan. bunun dışında bu tip dövizleri alabileceğimiz nereler var?
0
dali dili havali korna
(08.11.19)
Bankalarda sayılı kurlar var. Çemberlitaş ucel iyidir başka yerde bulamazsın.
0
Mcfly
(08.11.19)
elmadag tarafinda bamka doviz, bakirkoy istanbul caddesi civarinda ordu doviz var. bunlari onceden arayip sorun, ayarlayabiliyorlar.
0
viva paulista
(09.11.19)
(2)

Türkiye Türkleri Araplara mı daha çok benziyor Farslara mı?

ya ben lan neyse
aldığımız kelimeler, günlük yaşayış vs.
aldığımız kelimeler, günlük yaşayış vs.
0
ya ben lan neyse
(07.11.19)
fars.
0
candide
(07.11.19)
araplar tek bir millet deyil.
turkler tek bir yoreden, imtiyazsiz sinifsiz kaynasmis bir kitleden mutesekkil deyil.

suriye ve lubnan araplari ile, adana antakya vs. yoresindeki kitle oldukca benzesir.
tebriz'deki iranli ile kars'taki bir yurttas benzesebilir.
misirlilar da turklere epeyce benzer. ama hangi turklere?
korfez araplari ile turklerin pek alakasi yoktur. ama yeni zelanda'ya, izlanda'ya filan giderseniz oradak bir suudlu ile turkun benzesen yonleri daha goze batar.
iran'in korfeze civari arap bolgelerindeki bir yurttasi, korfez araplarina daha cok benzeyebilir.
ki korfezin cesitli arap birligi ulkelerinde yerel halklarla kaynasmis, gocmen farslar vardir.

kuzey afrika'daki araplarin, berberilerin, tuareglerin bunlarla pek alakasi yoktur. lakinki oralardaki gundelik yasamda, kulturde, metalarda turkiye'den pek cok girdi vardir.
0
viva paulista
(07.11.19)
(8)

Şunu Ne Diye Aratayım?

shangrilla
Şu fotoğrafta işaretlediğim aparattan arıyorum, ne diye arattıysam bulamadım. Kendine has bir adı var mı bunun? L şeklinde olan raf altı parçaları işimi görmüyor maalesef. Hatta bundan kalını daha da iyi olur.https://i.ibb.co/44jLp2M/PE593534.jpg
Şu fotoğrafta işaretlediğim aparattan arıyorum, ne diye arattıysam bulamadım. Kendine has bir adı var mı bunun? L şeklinde olan raf altı parçaları işimi görmüyor maalesef. Hatta bundan kalını daha da iyi olur.

i.ibb.co
0
shangrilla
(04.10.19)
L demiri? / raf altı L demiri
0
somethinginthewayshemoves
(04.10.19)
Öyle aratınca doğal olarak şöyle L şeklindeki demirler çıkıyor: productimages.hepsiburada.net
0
🌸shangrilla
(04.10.19)
"Köşebent" diye bir kelime keşfettim ve sonuca bir adım daha yaklaştım.
0
🌸shangrilla
(04.10.19)
hocam karavan için mi?
0
Tears of Devil
(04.10.19)
Köşebent demeye geldim ama bu ürün sanırım özel bir ölçü ve kesim.

Köşebent olarak ya deliksiz olarak dümdüz ya da üzerinde bir sürü delik açık olarak bulabilirsiniz.

Estetik önemliyse deliksiz alıp size lazım olan delikleri açarak kullanabilirsiniz.

Aslında köşebent değil de "L profil" olarak aratmak daha mantıklı. İstanbul anadolu yakasındaysanız aliminyum olanlar için nokta atışı adres veririm.
0
John Bloor
(04.10.19)
"shelf bracket".
0
viva paulista
(04.10.19)
@Tears of Devil: Yok hocam, duvara monte katlanır masa yapacağım mutfağa, onun için arıyordum.

@John Bloor: Artık dediğiniz gibi kendim deleceğim son çare. Avrupa yakasındayım bu arada.

Tüm cevaplar için teşekkürler.
0
🌸shangrilla
(04.10.19)
Avrupa yakasıysan çağlayan girişinde, aslında hürriyet mahallesi girişinde aliminyum satıcıları var. Oradan alıp kendine göre kestirebilirsin.
0
John Bloor
(05.10.19)
(6)

bina için uzman çağırmak

tebelles
ailemin evde büyükçekmece'de. haliyle tedirginim. bir süredir mahallelerinde ve genel olarak çekmece'de evler kentsel dönüşüm kapsamında yıkılıp yerine yenileri yapılıyordu. oturdukları evin kusurlu olup olmadığını anlamak için bir uzman çağırmak istiyorum, nereden ulaşıyoruz bu hizmete? devletin ve
ailemin evde büyükçekmece'de. haliyle tedirginim. bir süredir mahallelerinde ve genel olarak çekmece'de evler kentsel dönüşüm kapsamında yıkılıp yerine yenileri yapılıyordu. oturdukları evin kusurlu olup olmadığını anlamak için bir uzman çağırmak istiyorum, nereden ulaşıyoruz bu hizmete? devletin veya özel kuruluşların sağladığı bildiğiniz bir hizmet var mıdır?
0
tebelles
(28.09.19)
belediyeler bu konuda hizmet veriyor. tanıdığınız iyi bir jeofizikçi varsa onlar da bu işte iyiler. iyi yapan inşaatçılar da var. karot almak yerine kolona sinyaller göndererek röntgenini çekerek betonun durumunu ve donatının ne sıklıkta olduğunu anlamak mümkün. aklınızda olsun.
0
turbo sadık
(28.09.19)
bina icin ozellikle universitelerin (insaat muh. fakultelerindeki) yapi & deprem muh. bolumlerine danismanizi oneririm. oldukca donanimli ve deneyimliler. adli vakalarda da calisiyorlar (kendi kendine yikilan binalarda oldugu gibi).
ayrica sizi yine deneyimli, donanimli muhendislik burolarina yonlendirebilirler.

@turbo sadik
binanin durumuna jeofizikci mi bakacakmis? oturdugu evde hasar var mi, saglam mi, bunu jeofizikci mi soyleyecekmis? ciddi misiniz? bu vaziyette insanlarla kafa mi buluyorsunuz? basiniz agriyinca bevliyeciye mi gidiyorsunuz? disiniz apse yaparsa cildiyeciye mi gosteriyorsunuz?
0
viva paulista
(28.09.19)
simdi mevcut binalarda benim bildigim iki yontem var birisi numune almak karot almak digeri de soyledigim cihazlar.
karot almak binanin tasiyici elemanlarina biraz zarar veriyor sonucta kolonun icinde bosluk olusturuyorsunuz cok ilkel bi durum.
bu burada dursun
(jeofizik muhendisleri yerin alti sularini akiferleri madenleri petrolleri aramak icin cihaz kullanir bu cihaz sesin madde icindeki ilerleme ve yansiyip donmesi ile hesaba katilir. )

diger oneri nedir derseniz kolonun rontgeni cekiliyor buradan demirleri nerede etriyeler kac cmde bir atilmis demirlerin caplari ne durumda gorebiliyorsunuz betonun kalitesini ise ayni ayni jeofizicikliler yapiyor. yukarifa bahsettigim gibi kolona bir adet ses dalgasi gonderiliyor dalganin kolonun icinden gecip tekrar aliciya donmesi suresine gore betonun kalitesi anlasiliyor bunu yapan da jeofizikcilerdir. belki simdi insaatcilara ogretmislerdir ama benim onerim jeofizikcilerin bu isi daha iyi yaptiklari yonundedir. ben insaatciyimn da kendi meslegimi bos yere neden arka plana atayim ki? benim onerim jeofizikci arkadaslardan yanadir.
0
turbo sadık
(28.09.19)
@turbo sadik
artik dalga gectiginize ikna oldum. cok aci.

not: yukarida turbo sadik'in soz ettigi yontem, yapisal testlerdir.
genel olarak, ister bir geminin yapisinin saglamligina bakin, ister bir rihtimin, ister konutun, testler 1- hasarli (destructive) testler, 2- hasarsiz (ndt, non destructive) testler olarak ikiye ayrilir.

hasarli testlerde, yapisal elemanlardan silindirik numuneler alirsiniz, genellikle kiris yahut kolon numunesi. burada betonun gucune bakilir. icinde demir cikmis mi, kac cm'de demir cikmis. bunlara goz atilir. "ilkel" bir yontem degildir. halihazirda uygulanan en guvenilir testler bunlardir. yapiya verilen hasar da, harclarla tamir edilerek, ihmal edilebilir boyuttadir.

hasarsiz testler, cok guvenilir sonuc vermez. ornegin, icinde yay olan bir cekicle (schmidt cekici denir) betonarme elemanlara vurulup, dayanima ulasmaya calisilir. ancak, burada yuzeysel bir bilgi alirsiniz. sonuc size toklugu mu ifade eder, dayanimi mi, cok net degildir. guvenilir degildir. yine yaygin bir yontem de ultrases (ultrasound) ile tasiyici eleman icindeki yogunluk farkliliklarina bakmaktir. bu da cok guvenilir bir test degildir, ancak fikir verir. size, teorik olarak, betonarme eleman icindeki pas payi, demir donati araliklari icin filan biraz fikir verir.

jeofizikcinin bu testlerle isi olmaz. belki zemin guvenligi icin, kil icindeki kum cebi var mi (sivilasma riski icin), zeminde kayac var mi, vs. bakmak icin zemin uzmanlarindan yardim alabilirsiniz. bunlar, zemin uzmani insaat muhendisleri olur genelde. belki kendini gelistirmis jeologlar, jeofizikciler filan da olur. ama bir jeofizikci tutup kolonlara bakmaz. deli sacmasi bu. discinin gelip size bagirsak ultrasonu, endoskopi yapmasi gibi.

notun notu: bu bahsi gecen aygitlari farkli ulkelerde, farkli kitalarda kullandim. zamaninda istanbul'un cesitli bolgelerinde binalarin testleri ile, degerlendirmesi ile, raporlanmasi ile, modellenip sanal ortamda deprem etkisinde tetkik edilmesi ile ugrastim. mahalle mahalle, sokak sokak gezdigim yerler vardir. belki bilgisi daha taze, genc arkadaslar gelip burada birseyler soylese daha iyi. ama cikip da, bilgi almak isteyen, endiseli insanlarla dalga gecilmesi, alay edilmesi, gercekten uzucu.
0
viva paulista
(28.09.19)
şimdi biraz karşılıklı oluyor gibi duruyor ama hiç sıkıntı değil alınmıyorum umarım karşı taraf da alınmıyor burada insanlar aydınlansın diye bilgilerimizi paylaşıyoruz umarım yöneticiler karışılıklı atışıyoruz zannedip silmezler.

öncelikle birçok deneme türü var ama en iyisi bahsettiğim ikisi arkadaşın bahsettiği çekiç yönetimi vardır ama bu çok basit ve ilkeldir. doğru vermez size. ha çekiçten başka yöntemler de var bu arada. onları da sayabilirim. en önemlisi jeofizikçilerin aleti ve röntgen çekimi biriis betona diğeri demire bakar son olarak da karot alımı.

çekiç uygulamasını niye demiyıruz çekiç uygulaması aslında homojen maddeler içindir. beton ise homojen değildir. size doğru sonuç vermez. bu yüzden iyi olmayan deney tüplerinin lafını bile açmıyorum.

karot size jeofiziksel yöntemlerden daha iyi sonuç mu verir evet. bu konuda arkadaş haklı. lakin şöyle bir durum var. karotla istenen yerden numune almak zordur. karot yapıya hasar verir. ve bu yüzden karot artık yavaş yavaş kalkmakta ve kalkacak da.

karot ile numune alırken sıvayı kaldırırsınız ve paspayı kadar ya da röntgen yöntemi ile demirlere gelmemesi için uğraşırsınız. bunu yapan da var yapamayan da. bu yüzden olumsuzdur.
eğer demiri de karot alırken keserseniz ki kesmemeniz için ya jeofiziksel yöntemi ya da demire kadar kırarak bu işlemi yapmak zorundasınız. karot alırken karotun içinden demir çıkabilir her ne kadar ayarlasanız da kolonun merkekezindeki çirozlara denk gelme ihtimaliniz var bunun örnekleri de var. eğer sıvayı paspayı beton kalınlığını kırmadınız demirleri de jeofizik yöntemi ile etriye aralığını bulamadıysanız vay halimizze bu durumda. etriyeyi kesebilirsiniz. filizi kesebilirsiniz çirozu kesebilirsiniz hatta tevziyi de kesebilirsiniz. o kesilen demirler artık çalışmaz. bu açıdan da olumsuzdur.
arkadaş bahsetmiş evet sıva yapılıyor. yüksek mukavemetli sıvalar kullanılıyor ancak yerini hiçbir zaman eskisi gibi tutmuyor. hem eskisi gibi olmuyor üstüne bir de karot alırken demir kesildiyse kesilen demirin yerine bir şey koyuyor musunuz da eskisi gibi olacak. hayır konmuyor sadece yüksek mukavemeti harç ile doluruyor demir aynen kesik olarak kalıyor. bu olumsuz yönlerinden birisi.
bir diğer olumsuz yönü da şudur ki, arkadaşlar inş müh meslek ortaklarım bana katılacaktır ki, kolonlarda en büyük kesme kuvvetli tabliyenin altında ve üstünde gerçekleşir. yani kolonun dibinde ve kolonun üst kısmında. zaten bu yüzden etriyeler çirozlar ve tevziler sıkılaştırma bölgesi denilen kısımda daha çok atılır. altlarda ve üstlerde 10 cm ise ortada 20 cm ara ile atılır. en basite indirgeyerek anlatıyorum. (siizn buradan alacağınız 10 cm ya da 15 cmlık numunelerin donatısız olmya ihtimali donatıyı kesmeden alma ihtimali yüzde 0. donatıya da kolonun rijitliğine de zarar verirsiniz) neyse kolonun en önemli yeri alt kısmı ve üst kısımlarıdır. lakin durum o dur ki, genelde karot alırken kolonun ortasından alırlar. çünkü ortadan almak daha kolaydır. oysa kolonlar ya da kirişler homojen değildir. alt kısmında ve üst kısmında farklı değerler verir. asıl önemli yeri değil daha önemsiz yerden numune alırlar. işin ilginç yanı kolonun ortasından çıkan değer her zaman daha fazladır cunku oraya daha fazla homojen beton yerleşir şerbeti akmaz daha vibrasyon yer. oysa en büyük karşışamayı alt kesimler ve üst kesimler yüklenir. kolon resimlerine bakın betonu en bozuk çıkan yer çoğunlukla en alt kesimidir. yani demir açısından da beton açısından da en alt kesim daha sağlam olması gerekirken oradan numune almak gerekirsen karotla alsanız demire zarar almazanız betonu tutturamıyorsunuz ortadan alarak.
www.google.com
sağ tarafta açılan resimlere bakın hemen hepsi en alt kesimde hatalı beton oluşturmuş nedenleri de bu. sizin buradan alacağınız numune ile (ki en önemli yer burası) kolonun ortasından alınan bir değildir. kolonun ortasından yüksek çıkar alt kesiminde beton kalitesi düşük çıkarç. önemli olan alt kesimidir. ama sıkılaştırma bölgesinden alınmaz. çünkü zararını anlattımm
şu arkadaşa bakın kolonun ortasından alıyor. www.sanalsantiye.com
yani alttan almıyor ama bize burası doğru sonuç vermez.

yani bahsettiğim jeofizik yöntemi daha zararsız daha doğru bir yöntemdir. yapılan bölge açısından evet karot alma işlemi daha doğrudur daha tutarlıdur ama tehlikelidir.
gidersiniz jeofizik yöntemini denersiniz birkaç numune alırsınız bu size yüksek yüzde ile doğru tahmin verir. eğer çok aşağıda ise değerler süpheleriniz var ise o zaman karot almayı denersiniz ve bununla deneştirme yaparsınız.
0
turbo sadık
(28.09.19)
Daha fazla uzatmayalim. Teknik konularda bilgi verici bir iki kelam ile noktalayalim.
Jeofizik, yeryuvarlagini ve atmosferi etkileyen doga olaylarini inceleyen bir fizik dalidir.

Taniminda da goruldugu uzere, binalarla ilgili calismaz. Bir jeofizikci, binanin uzerinde bulundugu zeminin durumu, riskleri konusunda uzman olabilir. Ama binanin kapisindan girince yapi uzmanlari, Insaat muhendislerinin alani baslar.

Yukarida yapinin gucunu, dayanimini anlamak icin calismalarin bir bolumu Olan hasarli - hasarsiz test yontemleri uzerine irdeleme yapilmis.

Sunu da vurgulayalim ki, testler degerlendirme icin sart deyildir. Yalniz bir alettir degerlendirme icin. Tr’de a.b.d. Kriz yonetimi sartnameleri (fema) cercevesinde gelistirilmis hizli degerlendirme usulleri tatbik edilir. Pek cok durumda, yalnizca yapinin tasiyici sistem haritasi ve hasar durumu, duzensizlikleri vb gozle muayene edildiginde bile durumun aciliyeti ortaya cikar bile.

Gelgeleim, uygulanan testler aslinda “otopsi” mahiyetindedir. Normal sartlarda, bir yapi insa edilirken zaten tasiyici elemanlarda kullanilan malzemelerin numuneleri (uretim sirasinda) alinmis, receteleri kaydedilmis, test sonuclari Kayda dusmus olur. Biz ise, bu duzenbazlar aleminde canli binalara otopsi yapmak durumunda kaliyoruz.

Hulasa, mevcut teknik yontemlerle, sinanmis ve onaylanmistir ki, yapilarin durunlarini (uzmanlarin elinde) kolayca tartabilir, aydinlatabilir, hatta bunlari bilgisayar programlarinda modelleyip 99 depremi istanbul da olsa yikilir miydi, hasar alir miydi, hasar alirsa nerede alir, nasil guclendirilebilir, cok acik ve net sekilde ogrenebiliriz.
Yeter ki bilimin kilavuzlugundan sasmayalim.
0
viva paulista
(28.09.19)
(5)

Deprem korkusu

MustafaCan
Merhabaİlk deprem deneyimim. Aşırı derecede korkuyorum. Büyük İstanbul Marmara depremi dedikleri şeyden ürküyorum. Depreme gece uykuda yakalanma düşüncesi beni bitiriyor. Üsküdar Libadiyede kiracıyım 10 yıllık bir binada. Olası bir depremde evim yıkılır mı diye korkuyorum. Eşime bir şey olur mu diye
Merhaba

İlk deprem deneyimim. Aşırı derecede korkuyorum. Büyük İstanbul Marmara depremi dedikleri şeyden ürküyorum. Depreme gece uykuda yakalanma düşüncesi beni bitiriyor. Üsküdar Libadiyede kiracıyım 10 yıllık bir binada. Olası bir depremde evim yıkılır mı diye korkuyorum. Eşime bir şey olur mu diye korkuyorum.

Bana biraz umut lazım ama boş değil dolu. Gram uyku uyuyamıyorum.
0
MustafaCan
(27.09.19)
Kardeşim maalesef umutlu olacak bir durum yok. Böyle bir deprem olacak. Gerçekçi olmak lazım. Bu fikir seni korkutuyorsa deprem riski olmayan bir şehre taşınmanı öneririm. 7.4'ü yaşamış biri olarak nasıl bir kıyamet olacağını hayal bile edemiyorum.
0
roket adam
(28.09.19)
10 yıllık bina en azından malzeme kalitesi ve tasarım kriterleri açısından güvenli sayılır. Genel yapı stoğuna oranla.
0
sarcophagus
(28.09.19)
Ben sahsen trafik kazasi, kalp krizi ya da kanserden olme ihtimalim cok daha yuksek oldugu "gercegini" dusununce deprem korkusu yasamiyorum.
0
stavro
(28.09.19)
evinizin durumunu netlestirmek icin uzmanlardan yardim isteyebilirsiniz. universitelerin yapi & deprem birimleri var. yahut onlarin yonlendirebilecegi donanimli muhendislik burolari var.
yapinizi inceleyip, tetkik edip, test edip sonucu soylerler. saglam midir, onarim / guclendirme ister mi? yikilmasi mi gerek, vs.

ote yandan, civardaki diger yapilar, is yeriniz, okul, hastane, kahvehane, sinema salonu, yol, kopru, iletisim, kriz yonetimi, vs icin ise siz birsey yapamazsiniz bir basiniza.
bunlarla bir basina ugrasmamak icin "devlet"e vergi oduyorsunuz zaten.
0
viva paulista
(28.09.19)
10 yıllık bina ise korkmayın, Allah'ın izniyle bir şey olmaz. Yüksek eşyaları sabitleyin, üstünüze devrilecek şeyle riçin önlem alın yeter.

Deprem olduğunda evi bile terketmeyin, kaçarken yaralanma riskiniz daha fazla.
0
John Bloor
(28.09.19)
(10)

Yeni binalar depreme dayanıklı mı

kiriko
Arkadaşlar 5 yıllık binada oturuyoruz.Yeni binaların sağlam olduğunun kanıtı var mı? Yani deprem yönetmeliğine göre mi yapılıyor bunlar bilgisi olan var mı
Arkadaşlar 5 yıllık binada oturuyoruz.Yeni binaların sağlam olduğunun kanıtı var mı? Yani deprem yönetmeliğine göre mi yapılıyor bunlar bilgisi olan var mı
0
kiriko
(27.09.19)
Projeden inşaata kadar hep yönetmelik var. Aksini inşa etmeye tenezzül edilmeyecek bir şey. Sağlamdır korkmayın.
0
catch the arrow
(27.09.19)
Korkmayın, dünyanın en üçkağıtcıı müteahhiti bile o binayı yapmış olsa demir ve beton konusu onun keyfine kalmış bir şey değil.

Kapısı penceresi mutfağı dökülüyor olabilir, ama karkasından emin olabilirsiniz.
0
John Bloor
(27.09.19)
Projeyi kimin yaptığına göre değişir. İlk olarak, maalesef, yapı denetleme firması adı altında faaliyet gösteren kurumlar ahbap-çavuş ilişkisi çerçevesinde, parayı veren düdüğü çalar şeklinde rapor hazırlayabiliyorlar. Burada en önemli kısım denetleme. Evet, ortada bir yönetmelik var ancak bu yönetmeliğe ne kadar uyulduğu ve nasıl denetlendiği asıl mesele. Bunun yanında, binanızın bulunduğu bölgedeki zemin türüne göre nasıl bir çalışma yapıldığı önemli. Bina, deprem yönetmeliğine uygun bir şekilde tasarlanmış olsa dahi, temel mühendisliği bakımından yeterli çalışmalar yapılmadıysa ve binanız sağlam olmayan bir zemin üzerindeyse, bu durum binanızın hasar almasıyla sonuçlanabilir. Kısaca özetlemek gerekirse, inşaat mühendisliği detay isteyen ve planlamanın önemli olduğu bir dal. Günümüzde rant sağlamak için alelacele 3 ayda bitirilen proje ve yapıları düşününce de kafada soru işaretleri oluşmuyor değil.
0
einsteinin kedisi
(27.09.19)
2001'den sonra yapılanların çok daha iyi olduğunu söylüyor uzmanlar. Yine kurallardan kaçabilen var mıdır bilmiyorum. Yani kullandığı malzeme iyidir ama yerleşimde yük dağılımında bi sıkıntı yapmış olabiliyorlar mı mesela ben de bunu merak ediyorum.

Yine de 5 yıllık binaya güven, ben hep 30 yıllık binalarda oturdum/oturuyorum. Ama zemin muhabbeti var o da ayrı. Şimdi Beylikdüzü tarafında 5 yıllık mı daha iyi yoksa faya uzak sarıyerde 20 yıllık mı? kimse pek bilemez sanırım.
0
nhk ni youkosu
(27.09.19)
yapı denetim işi biraz komik. sınava girdiğini düşün, sınavdaki gözetmenin parasını sen veriyorsun ve gözetmeni kendin seçiyorsun. ne kadar güvenilir bir sınav olabilir?
belediyeler falan da var da belediye işte, rantın başını tutan adamlar.
0
denek hayatım
(27.09.19)
bina sağlam olabilir ama bir o kadar da zemin önemli.
son 5 yıldır hızlı yapılaşma olduğu için aceleden çoğu yerde zemin etüdü, raporu vs kimsenin umrunda olmuyor daha doğrusu, çabuk çabuk bitsin diye kimlere kim bilir nasıl para yediriyorlardır, sonuçta türkiye burası isveç miyiz biz.

ama beton ve diğer malzeme kullanımında arkadaşlara katılıyorum, 99 öncesi yapılarla ilgisi yok.

kişisel olarak 2000-2010 arasında yapılan binalara daha çok, 2010-2019 arası yapılanlara ikinci sırada güveniyorum.
0
jimjim
(27.09.19)
Jimjim +1

2007den sonra çıkan deprem yönetmeliğiyle birlikte hazır beton ve nervürlü demir kullanımı zorunlu hale geldi. İşçilerin 3/5 su katma ritüelleri son buldu.
0
filipis
(28.09.19)
Zemin ve denetim ile ilgili doğru şeyler söylemişler arkadaşlar. En basit şekilde şöyle anlatayım: Toki ile çalışan bir hocam var, belediye ile görüşmeye ve alan görmeye gidiyorlar İstanbul'u yeni gelişmeye başlayacak olan bir bölümüne. Gittiklerinde görüyorlar ki, alan doldurma. İki tepenin arası doldurulmuş, şimdi bina yapacaklar gibi düşünün. Doldurma olduğu için de öyle radye temel yapayım, yönetmeliğe göre malzeme kullanayım bina sağlam olur diye bir şey olmuyor malesef. Önce zemine kazıkların çakılması gerekiyor, fakat maliyeti çok artıracağı için "yetkililer" istemiyor. Malum partiden olduklarını, daha plan bile okuyamadıklarını söylemeye gerek var mı, bilmiyorum.. Liyakat diye bir şey kalmadığı için, önemli pozisyonlar iş bilmeyen ve yalnızca cebini düşünen adamlarla doldu. Ülkeyi yaşanmaz kılan, sonumuzu getirecek olan da bu.
0
gmzo
(28.09.19)
eksisozluk.com okuyun lütfen.
0
apartman teyze
(28.09.19)
99 depreminde cogunlukla rezil haldeki binalar yikildi.
bizzat sahidim, kurdan gibi kolonlara, suyu bol katilmis harcla (beton yerine) cekme demirle, projesiz, kontrolsuz, okuma yazmasi kisitli kalfalarin elinde 8-9 katli apartmanlar diktiler. ve bunlar yikildi.

muhendislik hizmeti almis, betonu fabrikasyon, demiri saglam yapilarin daha saglam olmasi, ayakta kalmasi beklenir. ancak burasi bazi acilardan ne yazik ki hindistan gibi, pakistan gibi. yine 99'de, binayi saglamlastirmak icin bilim disi, teknige ters guclendirme yontemleriyle, tasiyici sisteme zarar veren, yikilmasina neden olan uygulamalar da olmustu.

ozetle, yeni binalar, 99 oncesi imalatlardan genel olarak iyidir.
ancak ne kadar iyidir? depreme dayanir mi? bunu soylemek icin uzmanlara danisip, inceleme yaptirtmalisiniz.
yaptirdiniz, aydinlandiniz. evinizin durumunu artik biliyorsunuz. pekiyi ya okul, is yeri, hastane, misafirlikteki ev, kahvehane, sinema salonu, yol, kopru, viyaduk, vb vb?
vb deprem sonrasi salgin hastalik riski, iletisim, ulasim vb. bunlarla tek basiniza basa cikamazsiniz.
ki zaten bu nedenle "devlet"e vergi oduyorsunuz.
0
viva paulista
(28.09.19)
(4)

deprem sonrası bir saçma soru

xdenizx
depremde evimiz yıkıldı ama biz dışarda olduğumuz için hayatta kaldık. sonrasında ne oluyor? evsiz kalıyoruz değil mi? devlet bize yeni bir ev veriyor mu?
depremde evimiz yıkıldı ama biz dışarda olduğumuz için hayatta kaldık. sonrasında ne oluyor? evsiz kalıyoruz değil mi? devlet bize yeni bir ev veriyor mu?
0
xdenizx
(24.09.19)
dask bu yüzden yapılıyor.
0
scudman1
(24.09.19)
helenart
(24.09.19)
onceki depremlerde (hatta genel olarak afetlerde) mulk sahibi olanlara bayindirlik bakanligi (sonrasinda toki) ev yapip verdi.

tabii bakirkoy'de eviniz yikildi, cerkezkoy'de, catalca'da 40-50 m2 ev verdiler, orasi ayri. yahut depremle alakasi olmayan kodamanlara, partizanlara daha iyi yerlerde yer verdiler, orasi da ayri.

bu konutlarin yapimi bitene kadar (kalici konut diye gecti 99 sonrasi) prefabriklerde, cadir kentlerde konakladi afetzedeler.
istanbul depremi bir facia olarak meydana gelir de, allah korusun, ekonomik yapi da, yonetim mekanizmalari da ciddi zarar gorurse, yine ayni yara sarma fonksiyonunu bulabilir misiniz? bu onemli bir soru.
0
viva paulista
(24.09.19)
Dask önemli tabii ama diyelim ki evinizin rayiç değeri 700 bin lira, yıkıldığında size bu parayı ödemiyorlar. O evi (binayı) tekrar inşa etmeye yetecek bir rakam ödeniyor. Binadaki herkesin dask yaptırmış olması lazım ki para toplanıp bina yeniden yapılabilsin. İnşaat maliyeti ödeniyor yani. Onun da bir tavanı var, inşaat maliyetlerindeki artışa göre güncelleniyor.

Özet; evsiz kalıyorsunuz. Dask + konut sigortası yaparak evinizi baştan inşa edebiliyorsunuz (tüm kat maliklerinin yapması lazım tabii, yoksa cepten ödenir). Devletin geçici ev vermesi gibi bir durum olabilir tabii.
0
orient blue
(25.09.19)
(8)

Hiç kendinizi jiletlediniz mi?

neil manke
Neden? Ne düşünceler içindeydiniz? Vücudunuzun neresine? Haz duydunuz mu?kedi tırmalaması gibi olan jiletlemekten değil, ciddi ciddi yara izi bırakmış olanlardan bahsediyorum.
Neden? Ne düşünceler içindeydiniz? Vücudunuzun neresine? Haz duydunuz mu?

kedi tırmalaması gibi olan jiletlemekten değil, ciddi ciddi yara izi bırakmış olanlardan bahsediyorum.
0
neil manke
(24.09.19)
askerde çok gördüm. sebebini bilmiyorum.
0
Kahir ekseriyet
(24.09.19)
jiletlemedim ama keskin bir çakıyla kolumu kestim
sözüm ona aşk acısı çekiyordum 15 yaşında
0
superb
(24.09.19)
Lise 1 ve 2. sınıftayken sol koluma faça atardım. Dikkat çekmeye çalışmaktan ziyade verdiği adrenalin hissi gibi şeyi sevdiğimi hatırlıyorum.
17-18 gibi bunu bıraktım ama öfke problemimden dolayı başkalarına ve çevreye zarar vermemek için sadece jiletle değil, törpüyle bile kendimi kestiğimi, batırdığımı vs. hatırlıyorum. Kol, iç bacak ve sırt.

28 yaşındayım ama hala içimde kabaran bir öfke dalgası hissedersem elim sivri, kesici şeylere gider ya da kendimi tırnaklarım. Özellikle alkollüyken içimde bir şeylerin köpürdüğünü hisseder, geçsin diye kimseye çaktırmadan sırtımı çizerdim birkaç sene öncesine kadar. Büyük ergenlik ve mallık aslında, geçti yavaş yavaş.
0
jacque
(24.09.19)
dikkat cekme, adrenalin, kontrolsuz ofke, kendine zarar verme istegi gibi seyler disinda bir nedeni daha var.
cok siddetli aci ceken, ciddi buhran icindeki kimseler, "acinin yer degistirme" prensibi icin basvuruyor olabilir.
ornegin, siddetli bas agrisi, dis agrisi filan cekenler, saclarini cekerek, kafalarini vurarak agrinin, sancinin biraz olsun baska yere yonlenmesine ugrasirlar bazan.
0
viva paulista
(24.09.19)
Hiç yapmadım.
0
Amaranta ursula
(24.09.19)
ortaokulda (90lar) sınıftaki bebeler kolumun jiletsizligini görüp sen ne bicim erkeksin façan yok demisti. bunun uzerine bilegimin ust tarafını jiletleyip sira arkadasimla kan kardesi olmustum..

gecekondu mahallesi iste.
0
tabudeviren
(24.09.19)
Hayir, oyle bir manyaklik yapmadim.
Birbirinden ozenmek nedeni iste. Sigaraya baslamakla ayni ergenlikte. Kendi jiletleyen birini hic gormemis duymamis olan bir ergenin aklina hayaline gelmez kendini jiletlemek.

Bir de bu tur seyler guclu hissettiriyor muhtemelen. Kendi isteginle korkmadan cekinmeden kendini kesiyorsun, bu da guclu ve dayanikli oldugu hissini veriyor muhtemelen jiletciye. Normalde acidan korkarsin.
0
stavro
(24.09.19)
hiç kendimi jiletlemedim. kendine fiziksel zarar vermek bir tür dikkat dağıtma, kendin üzerinde kontrolün olduğuna kendini ikna etme, yaşanılan psikolojik acıyı fiziksel olarak teyit etme, kendini cezalandırma ya da mazoist hazlarla ilişkilendirilebilir.
0
9kuyruklukedi
(24.09.19)
(1)

çıralı'da pansiyon önerisi

wounded walker
Kendi tecrübenize dayanarak önerir misiniz arkadaşlar?
Kendi tecrübenize dayanarak önerir misiniz arkadaşlar?
0
wounded walker
(07.09.19)
viva paulista
(07.09.19)
(8)

yurtdışına göçsem basit işlere alırlar mı?

neysene
öncelikle bu göçme fikri sadece ferah yaşamak değil. malum kriz ortamı yüzünden iş başvurularıma 1 yıldır geri dönüş alamıyorum. kısaca işsiz kaldım ve işim dışında bana rahat para kazandıracak bir mesleğim yok. asgari ücretle bu ülkede yaşamaya çalışmaktansa Avustralya gibi bir ülkede ayak işleri y
öncelikle bu göçme fikri sadece ferah yaşamak değil. malum kriz ortamı yüzünden iş başvurularıma 1 yıldır geri dönüş alamıyorum. kısaca işsiz kaldım ve işim dışında bana rahat para kazandıracak bir mesleğim yok. asgari ücretle bu ülkede yaşamaya çalışmaktansa Avustralya gibi bir ülkede ayak işleri yaparak daha nitelikli hale gelmek ve sonunda orta sınıf olarak mutlu yaşamak planı cazip geldi.

planım örneğin Avustralyaya dil okulu diye gidip dil öğrenmenin yanında part time olarak garsonluk, bahçe ve ev içi temizlik gibi genel geçer basit işler yaparak para kazanarak orada tutunmak. tutunduktan sonra dil okulu sonunda orada bir üniye başvurarak hem vize uzatımı yapmak hem de üniversitede yazılım müh. okuyup evrensel bir meslek edinmek.

sorularıma gelecek olursak;

-sizce izlemek istediğim rota mantıklı mı? yoksa hayaller hayatlar mı?
-yapılmak istenen bu basit işleri bana sunmaları mümkün mü? yani mesela iyi bir ingilizceye sahip değilken garsonluk zor gibi ama temizlik gibi bir iş için yetersiz olacak bir durum çıkartırlar mı?
-ülkemde çalışma imkanım yokken kalmam için yeterli bir sebep var mı?

edit: yazılımcı değilim, dil okulu sonrası yazılım okuyarak o alana yönelirim manasında demiştim.
0
neysene
(27.07.19)
1) mantıklı ama gerçek bir kararlılık gerektiriyor. Çok zorlanacağınız anlar olacaktır, hiçbir tanıdığınız olmayacak ve kimseye güvenemeyeceksiniz. Başka bir ülkede yaşamak her zaman riskler içeriyor, bu riskleri iyi değerlendirin derim.

2) basit işlerden kasıt tam olarak ne bilemiyorum, örneğin bence garsonluk yorucu ve zor bir iş, insanlarla birebir diyalog kuracağınız pozisyonlarda dile iyi şekilde hakim olmak zorundasınız. Avustralya için nasıl durum bilmiyorum ama yine garsonluk örneğinden gidersek mesela Amerika'da garsonluk bizdeki gibi değil, restorana gitmek sadece yemek yemekle sınırlk bir eylem değil aynı zamanda restoranın, garsonun size sunduğu deneyimle de ilgili ve bu yüzden müşteriyle çok iyi iletişim kurabilen insanlar garson olabiliyor. Dil bilmeden muhtemelen garson olamazsınjz yani, ama mutfak arkası işlerde bi problem olacağını sanmıyorum. Avustralya'ya sizin gibi göçü denemiş bir mühendis arkadaşım var, aylarca amelelik yapıp dikiş tutturamayıp geri dönme durumunda kaldı, hep ağır işlere ancak kabul edilebildiğindem bahsederdi. Şimdi Türkiye'de iyi bir şirkette iyi bir mühendis ama hala o dönemde amelelik yapmasına rağmen şimdikinden daha mutlu olduğunu söylüyor.

3) fazlasıyla kişisel bir soru, siz başka bir sebep göremiyorsanız kalmanız için sebep yok demektir sanırım.
0
icomefromanatolia
(27.07.19)
Avustralya konu ise, benim bir tanıdık orada çalışıyor. Üniversite mezunu ama baya kol işi yapıyor orada, ayrıntısını bilmiyorum. Lakin bu ilgili kol işi çok para kazandıran bir iş olduğu için bilerek-isteyerek girmiş bu yola. Yine benim başka bir arkadaşım var, bilgisayar mühendisi. Adam Avustralya'ya bir şey ummadan öylesine başvurmuş, lakin elindeki sertifikaların da yardımıyla kabul almış. Şu anda orada yaşıyor, üstelik kendi işini yaparak.

Bu tür durumlar için biraz o işi yapacak göçmenlerin aranıp aranmadığının kontrol edilmesi gerekiyor. Bunun için ülkelerin göç idareleri listeler yayımlıyor. Kanada'nın da böyle bir durumu var. Aranıp bulunabilir. Genelde "skilled labor" diye geçer. Var ya hiç belli olmaz belki esas uzmanlığında bile kabul alabilir, iş bulabilirsin bile. Ha bu %100 olur falan diyemem tabi, hemen umutları yüksek tutma.
0
d max
(27.07.19)
Dil okuluyla sadece part time çalışacak kadar çalışma izni alırsınız, diliniz iyi değilse hayatınız kebapçıdan öteye geçmez, part time çalışarak kazanacağınız para da sizi orada idare etmez.
Dil okulu ve o sürede yaşayacak birikiminiz var mı? Zira dil okulu ve o sürede yaşam masrafları için ciddi bi meblağ gerekiyor (o parayı hesapta göstermeden vize alamazsınız)

International student ücretleri uçmuş durumda, bunu karşılayabilir misiniz? Çünkü çalışır kazandığım parayla okurum diye düşünüyorsanız o iş öyle olmuyor ne yazık ki. Karşılayamazsanız yine uzun süreli vize alamazsınız.

Not bu söylediğim İngiltere için geçerli, başka ülkeleri bilmiyorum ama çok farklı olduğunu da sanmıyorum.
0
bir nick var benden iceri
(27.07.19)
Çok şanslı olacaksın ya da akrabalarından birinin yanında olacaksın. Başka türlü çok büyük ihtimal amelelik bile bulamayıp bulduğun işte ay sonu paranı bile vermeyecekler. Sen bunu şikayet edene kadar zaten okulun ve vizen bitmiş olacak paranı alamayacaksın. Bunun örnekleri var. Yurtdışında da hayat kolay değil.
0
bahoho
(27.07.19)
Avustralya'yi bilmiyorum. Basit is olarak garsonluk demissiniz ancak Kanada'da garsonluk disinda cok da fazla dil gerektirmeyen ve tonla para kazandirabilecek olan fiziksel isler var. Ornegin yollari kapatan agaclari budama, avm'lerin otoparklarindaki karlari kureme, insanlarin evlerinin onundeki karlari kureme vs. Sirf avm karlarini kureme yapan bir tanidigimin gecen seneki net kari 500.000 dolar civariydi, sehir Calgary. Kulaga para tatli geliyor olsa da kar kureme isi gece 4te -40 derece sicaklikta yagmur camur buzul tipi fark etmeksizin yapilan bir is, zira kar yaginca da hayat devam etmeli anlayisi hakim. Agac budama isi daha cok bati eyaletlerde var, bildigim kadariyla budanan agac basina 3-4 bin dolar aliyor isciler. Ancak agaclar devasa, kimseye/hicbir seye zarar vermeden budamak cok zor is.

Bunlara ek olarak Kanada'da tamircilik, tesisatcilik, elektrikcilik, boya badana, sivacilik gibi isler de cok iyi para kazandiriyor. Bu yeteneklerden birine sahipseniz size ozel gocmenlik programlari bile var.
0
taurina
(27.07.19)
Bir mesleğin varsa ve gideceğin ülkede o meslekle ilgili istihdam sorunu yaşamayacağına dair karşı tarafı ikna edebiliyorsan gidebilirsin elbette ama şartları seni çok zorlayabilir.

Millet tutturmuş bi master, dil okulu bilmemne gidiyor, herkes akademik olarak prosedürü by-pass edip, gittiği ülkeye kapağı atma derdinde. Halbuki Almanya dil bilmeyen sürüyle çomar dolu, onlar nasıl gitmiş ? nasıl o ülkede kalmış...

Başka bir ülkeye göç etmek ve orada hayatını sürdürmek tamamen şans işi, belirgin bir kriteri yok.
0
Psycho Mantis
(27.07.19)
avustralya icin, yeni zelanda icin, en uygun buraya gelme yontemlerinden biri sizin yukarida soz ettiginiz.

yapan, tutunan, cok iyi isler yapan, mutlu olan, keyifli yasayan var. tutturamayan da var.

icomefromanatolia hakikatli zikretmis. motivasyonunuz cok onemli. kisisel ozellikler, nitelikler, karakter, sansiniz onemli.
0
viva paulista
(19.08.19)
Parasizsan dil okulu sirasinda calisirken universitenin ucretini karsilayacak kadar para biriktiremezsin. Basit isler az para kazandiriyor ve universite harclari cok yuksek.

-yapılmak istenen bu basit işleri bana sunmaları mümkün mü? yani mesela iyi bir ingilizceye sahip değilken garsonluk zor gibi ama temizlik gibi bir iş için yetersiz olacak bir durum çıkartırlar mı?

Bu senin giriskenligine ve caliskanligina kalmis bir sey. Yirtik olmak lazim. Kimsenin sana birsey "sunmayacagina" emin olabilirsin.
0
hot potato
(19.08.19)
(4)

Izmir kalacak yer tavsiyesi

mathillda
Cok sevgili duyuru ahalisi, pek muhim bir konuda yardima / oneriye ihtiyacim var.18 ile 20 Temmuz tarihlerinde Izmir'de tavsiye edebileceginiz bi otel, pansiyon, airbnb, vb. kalacak yer ariyoruz.bebelerimiz var, aile yeri bakiyoruz mumkunse.civarda azicik turlayip anadolu'ya ucucaz kismetse.canim eg
Cok sevgili duyuru ahalisi,

pek muhim bir konuda yardima / oneriye ihtiyacim var.
18 ile 20 Temmuz tarihlerinde Izmir'de tavsiye edebileceginiz bi otel, pansiyon, airbnb, vb. kalacak yer ariyoruz.
bebelerimiz var, aile yeri bakiyoruz mumkunse.
civarda azicik turlayip anadolu'ya ucucaz kismetse.

canim ege'me saygiyla.
0
mathillda
(01.07.19)
butce nedir asagi yukari, onu da belirtebilirseniz?
yelpaze genis olunca swissotel de var, pavyon karsisi otelleri de var (aileye uymaz tabii).
0
viva paulista
(02.07.19)
ibis hotel - alsancak

çok pahalı değildi, kahvaltıları da güzel oluyor. alsancak tren garı'nın tam karşısında, çok merkezi.
0
rawr
(02.07.19)
ibis alsancak tek gece 380 TL oldu :)

İbis'in yan sokağından 3 yıldızlı "Vesta liman otel" var, ben orada kaldım tavsiye ederim.
0
kanlakarisikyagmur
(02.07.19)
Bütçe nedir?
Kıbrıs şehitlerinin üzerinde Hay Otel var, otel yeni ve güzel, fiyatı 250 TL yaklaşık.
Bir de Voley otel var, alsancakta yine konumu da iyi, fiyatı bir tık daha altta.
0
veritaslibertas
(02.07.19)
(10)

Kürtler kime oy verecekler?

'
Apo’yu mu yoksa Selo’yu mu dinlerler? Eko başkan mı yoksa Binali mi derler?
Apo’yu mu yoksa Selo’yu mu dinlerler? Eko başkan mı yoksa Binali mi derler?
0
'
(23.06.19)
birilerini dinlemelerine gerek yok. destekledikleri partinin eşbaşkanı hapiste. hapse atan da adaylardan birinin partisi. bence yeterli.
0
bohr atom modeli
(23.06.19)
AKP'ye oy verecekler tabii ki.
0
Elduinnnn
(23.06.19)
çoğu apo'cu değil artık, seloya daha çok güvenen var.
0
nahtoderfahrung
(23.06.19)
Selo çıkıp apo ne derse odur dese bile kürtler gider ekrem imamoğluna verir. Kimsenin aklı kiralık değil.
0
adwokat
(23.06.19)
Kurtler hdp li olmak zorunda mi yahu? CHP'liyim chp ye vereceğim.
0
Muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebilece
(23.06.19)
Doğudaki kürt seçmen ile batıdaki kürt seçmenin dinamikleri farklıdır. Diyarbakırda olsa apo’yu dinlerlerdi ancak istanbul seçmeni için selo ve hdp daha önemlidir.
0
Pertev nail
(23.06.19)
Siz Kürtleri Aptal Yerine Mi Koyuyorsunuz ?

www.youtube.com
0
gibicibicis
(23.06.19)
yüzde 70i imamson 20si by. 10 sandığa gitmez.
0
mikahakkinen
(23.06.19)
Hdp’ye oy verenlerin hepsi İmamoğlu’na, diğerleri de verdikleri partiye.
0
cemallamec
(23.06.19)
cevab icin ufkumuzu acmaya gayret edelim:

sual: hakkari belediye secimlerinin galibi kimdir?

sual: isbu (hakkari bld.) secimlerinde reyleri kurtler mi, afganlar mi, rumlar mi vermistir? eger kurtler verdiyse, bu reyleri selo'ya kulak vererek mi yoksa apo'yu isiterek mi vermislerdir?
0
viva paulista
(23.06.19)
(5)

Intermittent fasting nedir, ne değildir?

scientia dux vitae certissimus
Herkese selam,Ramazandan sonra Intermittent fasting denemek istiyorum ancak tam olarak anlayamadıgım noktalar oldu. Sözlükte yazanlar da biraz kafa karıştırıcı. Öncelikle, örneğin bu 4-12, 8-12 vb saatler neyin saati? Öğünlerin saati mi yoksa fasting süresi mi? Öğün saatlerini nasıl ayarlıyoruz ve f
Herkese selam,

Ramazandan sonra Intermittent fasting denemek istiyorum ancak tam olarak anlayamadıgım noktalar oldu. Sözlükte yazanlar da biraz kafa karıştırıcı.

Öncelikle, örneğin bu 4-12, 8-12 vb saatler neyin saati? Öğünlerin saati mi yoksa fasting süresi mi? Öğün saatlerini nasıl ayarlıyoruz ve fasting süresi kaç saat olmalı? Yeni başlayan birisi için bu saatler nasıl olmalı?

İkinci sorum da, fasting süresince su hariç neler içebiliriz?

Bir de, sözlükte bazıları "Intermittent fasting yapıyorum ama pasta, börek vs de yiyorum ve kilo veriyorum, hayvan gibi yiyorum, sorun olmuyor" minvalinde şeyler yazmışlar. Kalori kısıtlamasına ve porsiyona dikkat edilmiyor mu?

Şimdiden teşekkürler.
0
scientia dux vitae certissimus
(28.05.19)
1- bu rakamlar aralikli oruc'un turunu, ayrintilarini imliyor. ornegin, 16-8'de on alti saat ac kalip sekiz saatlik dilimde yiyorsunuz. 5-2'de haftanin bes gunu farkli bir diyet, iki gunu baska bir diyet uyguluyorsunuz. ye-dur-ye'de 24 saat serbest, 24 saat oruc.
ogun saatlerini uyku duzeninize gore ayarliyorsunuz. aclik suresini minimum 10-16 saate eristirip yag yakmaya gayret ediyorsunuz. mumkunse bu sure icinde idman (spor) yapiyorsunuz. yeni baslayanlar (16-8 icin misal) oglen 11-12 gece 7-8 gibi bir araliktaki yemek faslini azicik daha gevseterek baslayabiliyorlar. 10'da yiyor sabah, 9'da bitiriyor gece. bir gun sonra yarim saaat - bir saat daha sikilastiriyor, filan.

2- oruc sirasinda kalorisiz, yagsiz sivi tuketmelisiniz. su, sade kahve, sade cay, bitki caylari. seker yok. sut yok (yagsiz sut olabilir).

3- aralikli oructa, yeme zamani kalorili gidalara saldirirsaniz fayda deyil zarar gorursunuz. bir tanidik peynirli pastaya saldirmisti. ertesi gun aclik suresinde sikinti cekti. ayrica kilo aldigini fark etti. yillar once guzin abla'ya yazan bir hanim kiz geliyor aklima. "sebze diyeti", "corba diyeti" filan gibi tek ture odaklanan diyetlerden esinlenip kendi diyetini gelistirmis. "Tatli diyeti" yapmaya baslamis. ama bir, bir bucuk ay sonra iyice kilo almis, sagliginin kotulestigini hissetmis. nedenini soruyordu :P
0
viva paulista
(28.05.19)
Ekleme yapayım yukardaki cevaba, en popüleri 16-8 yani 16 saat açlık 8 saat yemek fakat bunu hemen yapmaya çalışmayın, kahvaltıyı bir saat geç yaparak başlayın mesela. Açlık süreniz normalde 10 sa 11le başlayın zamanla 12-13-14-15 saate çıkarıp sonra 16 saat tutmayı deneyin. Yüksek karbonhidratlı şekerli besleniyorsanız IF yapmak çok zor bunu da belirteyim. Sebze ve bir miktar meyve dışında karb tüketmemeye çalışın.

Oruç döneminde kalori almamanız gerekiyor, yağsız da olsa sütte şeker ve protein var. Bazı uzmanlar sütsüz şekersiz kahve dahi tüketilmemesi gerektiğini söylüyor ama ben şahsen kahve olmadan IF yapamam.
0
babamasoliimbananickaldirsin
(28.05.19)
Belki uzun süreli IF yapanlar için hayvan gibi yiyip kilo almama oluyordur ama 16-8 yapıp 8 saatin içine 5000 kalori sığdırırsanız kilo almaya devam edersiniz. Rakamlar kişiden kişiye çok değişiyor tabi, yaşınız aktivite düzeyiniz metabolizmanız kritik önem taşıyor.

Tamam aç kalıyorsunuz insulin azalıyor glukagon ve katekolaminler artıyor yağ yakılıyor eyvallah ama harcadığınızdan çok kalori alırsanız vücut onu yağ olarak depolar. IF iyi güzel hoş ama yine de kıtlıktan çıkmış gibi yiyince kilo almak kaçınılmaz bence.
0
babamasoliimbananickaldirsin
(28.05.19)
16-8 yapıp yediklerine de dikkat etmezsen pek netice alamazsın. Tek öğün yersen belki biraz daha serbest olunabilir ama yine de işi çok yokuşa surmemek lazım.
En güzeli mesela haftaici 18-6 veya 20-4 gibi bir düzeni bir şekilde rutin hale getirip uzun süre yapmak.
0
chavezding
(28.05.19)
Öncelikle IF düzenini bir diyet değil, yeme alışkanlığı olarak görmeniz gerekiyor. Diyet olarak bakarsanız bir başlama ve bitiş süresi olacak ve ideal kilonuzda olunca eski alışkanlıklarla beraber(sık sık yemek, işlenmiş ürünler yemek, ekmeğe böreğe abanmak, vs.) kilolar geri gelebilir.

Değişken vardiyalı bir işte çalışmıyorsanız en çok tutulan 16:8 olanını uygulayabilirsiniz. 16 saat açlık, 8 saat serbest yeme süresi gibi.

Örneğin sabah kalktınız, su,kahve vs içerek güne başlıyoruz, öğlen yemeğinde açlık süremiz bitiyor, akşam eve geldiğimizde akşam yemeği yiyoruz ve açlık periyodu tekrar başlıyor.

su,kahve,çay, bitki çayları açlık sırasında serbest.

Bu yeme şeklinin dediğim saatlerde uygular iseniz olayı kaba taslak olarak şu;

Yemek yedikten sonra (akşam yemeği), pankreas aldığınız besinlerden enerji elde etmek için insülin salgılıyor. Vücut gerekli enerjiyi akşam yemeğinizdeki besinlerden almaya başlıyor.

insülin görevini bitirince hormonlar sırası ile salgılanıp büyüme hormonuna sıra geliyor. bu hormonun güzelliği kilo verme işlemini yağlardan başlatması, bu kısımda (öğle yemeği öncesi kısım) herhangi bir insülin tetikleyici besin aldığınızda sayacı başa sarmanız gerek. onun için ismi oruç, bu büyüme hormonu da öğle yemeği ile kesip yemeğimize başlayabiliriz.

öğün yenilebilir zamanlarda hayvan gibi yiyip kilo almamak kısmen doğru ama ne yeniyor orada. pasta, börek, şekerli gıdalar ne kadar yerseniz o kadar zarar.

bu beslenme şekli iki durumu vücudumuza öğretiyor. 1-hazır besin/buzdolabı/yemeksepeti olmayan dönemlerde insanlar yemeği için savaşarak/km'ler boyu yürüyerek,koşarak gerekli enerjiyi sağlayacak yemek bulabiliyorlardı. doğal olarak aralıklı beslenme durumları vardı ve dna'mız buna alışkın.

2-şeker/tahıl ürünleri/işlenmiş gıda/gdo'lu meyveler (insanlar tarafından değiştirilmiş muz,karpuz,elma, vs.) eskiden yoktu ve ana besin kaynağı yağ ve proteinden oluşuyordu. ve yine dna'mız buna alışkın.


bu maddelere göre aralıklı orucun yemek yeme aralığında yediklerimize dikkat etmez isek kilo alımı gerçekleşir.

tabi şöyle arada kaçamak yiyecekler olabilir. bir davette, sevdiklerinizle iken tabağı çevirmeden istediğiniz zararlı yiyecek/içeceklerden tüketebilirsiniz. ama bilinciniz o iki madde ile dolu olduğundan bu her gün her öğün olmayacak, diğer günler sağlıklı/aralıklı oruç şeklinde beslenme düzeninize döneceğiniz için vücudunuz bunları telafi edecektir.

önerim;

fitekran sitesi/youtube kanalı
tahıl beyin kitabı
angelus'un sözlükte/duyuruda yazdığı bilgiler.
0
gerenkyok
(28.05.19)
(5)

Arabistanda hediyelik?

megacracker
Selam yoldaşlar,Suudi Arabistana geldim iş için, bir süreliğine daha burdayım. Gelirken zemzem, hurma gibi klasiklerin dışında bişeyler almak istiyorum. Örnek: Abaya giyen erkek/kadınlı tuzluklar vardı, hoşuma gitti. Hediye alırken de biraz komik/absürt olmasına özen gösteriyorum. Bunun gibi fikirle
Selam yoldaşlar,

Suudi Arabistana geldim iş için, bir süreliğine daha burdayım. Gelirken zemzem, hurma gibi klasiklerin dışında bişeyler almak istiyorum. Örnek: Abaya giyen erkek/kadınlı tuzluklar vardı, hoşuma gitti. Hediye alırken de biraz komik/absürt olmasına özen gösteriyorum. Bunun gibi fikirleriniz var mıdır? Varsa paylaşabilir misiniz?
0
megacracker
(26.05.19)
Arapça şarkı söyleyen develer vardı, sakın onlardan almayın. Beynimizin ırzına geçmişti o oyuncaklar :))
0
cowboy
(26.05.19)
Parfum
0
nax
(26.05.19)
Absürt hediyeleri hiç sevmem. Benim gibi birine değildir umarım :)
Kardeşim dubaiden bana çok güzel bir şal getirmişti. Öyle şeyler varsa olabilir.
0
somethinginthewayshemoves
(26.05.19)
deve eti, deve sutu (emirlikler'de marketlerde satiliyor),
komikli tisortler, biblolar filan vardir, arayip sorarsaniz yonlendirirler heralde,
dagger (hancer),
oyuncaklar icinde gulunc, ilginc seyler cikabilir.
0
viva paulista
(26.05.19)
@cowboy gördüm onları ben de pek beğenmedim ))
@nax parfüm çok tavsiye ediliyor ama çook pahalı maalesef.
@somethinginthewayshemoves kız kardeşime şal gibi bişey düşünüyorum ama benim çevrem baya absürt bana da alırlar, şimdi ödeşme vakti )
@viva paulista deve eti ve sütünü merak ettim, kesin alacağım beğenirsem. senden yola çıkarak araştırdım, karşıma hediye dükkanlarıçıktı, istediğim şeyler var gibi görünüyotr :)


Teşekkürler, başka önerisi olan varsa beklerim )
0
🌸megacracker
(27.05.19)
(22)

Yurt Disi Is?

Take it away honey
Duyuru sakinleri bir teklif aldim yurt disindan sizce ne yapmaliyim?Su an 6 yillik Celik Yapilar Dizayn Muhendisiyim cok bilinen bir proje firmasinda grup sefiyim. Ankara’da maasim 5000 tl civari. 8-17.30 5 gun calismaca relax ortam.Gelen is Rusya’da Moskova merkez ofis Ronesans Endustri 3000 dolarE
Duyuru sakinleri bir teklif aldim yurt disindan sizce ne yapmaliyim?

Su an 6 yillik Celik Yapilar Dizayn Muhendisiyim cok bilinen bir proje firmasinda grup sefiyim. Ankara’da maasim 5000 tl civari. 8-17.30 5 gun calismaca relax ortam.

Gelen is Rusya’da Moskova merkez ofis Ronesans Endustri

3000 dolar
Ev veriyolar 8 19 6 gun calisma yogun calisma proje bazli 12 15 ay Moskova’da olcam. Eylulde dugunum var gidersem 1 ay icinde baslayacagim. 15 ay sonra ne olacagi belli degil. Yine dizayn muhendisi olarak calisacagim. Sizin fikriniz nedir?
0
Take it away honey
(23.05.19)
Bizlerden ziyade, müstakbel eşinin fikirleri önemli diye düşünüyorum.
Para biriktirme şansın olacaksa ve 15 ay sonra aynı yere dönebileceksen, eşin de razıysa gitmemen için bi sebep yok gibi.
0
megalomaniac
(23.05.19)
eşin okeyse, direkt git. zamanında benzer teklifleri reddeden bir mühendis olarak söylüyorum.
0
ifo
(23.05.19)
Rusya’ya git. Sonra zaten evlenmekten de vazgeçersin. Her türlü win win.
0
mate soul
(23.05.19)
kari kiz mevzusuna girmiyorum, en kral hatundan 2-3 ayda sikilirsin, evlilik eger dengini bulduysan bambaska birsey, mutluluklar.

ben olsam o paraya gitmem. $5-6k deseler dusunurdum.
0
cooperr
(23.05.19)
Yaşın gençse şansını dene derim. Neden olmasın? Moskova güzel bir şehir soğuk olması dışında.
0
roket adam
(24.05.19)
Donunce Turkiye’ye ne olacagi belli degil. O biraz beni darliyor. Is bulamama sansim da var piyasalar sikintili
0
🌸Take it away honey
(24.05.19)
evini onlar karşılıyorsa ayda 1000 dolar kenara koyduğunu farz etsek, orada kaldığın her ay ankaradaki 1 aylık maaşını cebine koymuş olacaksın. 15 ay kalsan ondan sonraki 15 ay işsiz kalacak kadar paran olacak. Fena mı?
0
roket adam
(24.05.19)
Git bence yeni bir seyler ogrenirsin.
0
hot potato
(24.05.19)
git bence, müstakbel eşini de götürebiliyorsan harika. asıl 15 ay sonra türkiye'nin ne olacağı belli değil.

sen git, o gitsin, herkes gitsin... şaka şaka gerçekten git:)
0
theconqueror
(24.05.19)
moskova guzel, pahali, keyifli bir kentmis.
giderseniz ufkunuz acilabilir. denyiminiz genisleyebilir. ronesans'in onemli projelerde imzasi var.
rusca'nizi, snip kodlariyla calismayi filan ilerletirseniz, rusya'da is bitmez. dogu avrupa'dan cin'e kadar uzaniyor. ayrica ciddi endustriyel isler var, bunlarin deneyimiyle (ingilizcenizi de canli tutarsaniz) korfez ulkelerine, bati memleketlerine gecebilirsiniz ilerleyen yillarda.

yurda donmek isterseniz de, ortalik toparlandiginda daha deneyimli bir muhendis olarak donebilirsiniz.
0
viva paulista
(24.05.19)
Kesinlikle gidin. Ydisi tecrube tr de her zaman prestijdir. Oradan baska islere de ziplayabilirsiniz
0
oscar
(24.05.19)
sevdiceğini alabiliyorsan direkt git.
maaş çok değil ancak kiranın karşılanması büyük artı.
ayrıca 6 yıllık mühendis ünvanıyla çalışan biri olarak 5k ankarada bile az kardeşim, neyse hiç girmiyorum o konuya.
şehir güzel, proje bazlı olayına takılma, belki bir teklif daha gelir sonrasında. olmazsa da bir süre iş arayacak kadar paran olacak kenarda.
müstakbel eşin gelemiyorsa bi daha düşünülür ama.. tek gitmek mantıksız olabilir, her şey de para değil
0
jimjim
(24.05.19)
cooperr +1

Hocam "Mercer Cost of Living Survey" denk geldi, 2018'de İstanbul ankete katılan en pahalı 163. kent iken Moskova 18. sıradaydı. ücrete ona göre bi bak istersen, öğrenci gibi yaşamayacaksan kenara $1000 koymak filan pek mümkün olmayabilir. ayrıca:

www.numbeo.com

edit: ev veriyorlarmış, git direk git :)
0
engelbert humperdinck
(24.05.19)
Mutlaka git. Moskova gibi yerde yaşama şansı bulmuşsun bu fırsatı değerlendirmezsen çok pişman olabilirsin. Yeni mezun mühendis olarak o maaşa ev vermeseler bile sadece Moskova olduğu için ne zaman başlıyorum sorusunu sorarım. Git.
0
mekaniker
(24.05.19)
Git derim ama müstakbel eşinin onayı da önemli. Onu ikna et öyle git.
0
chavezding
(24.05.19)
Ben de su an yurtdisinda baska bir firmada calisiyorum. burada ronesanstan calisan muhendis arkadaslar var. hepsi agiz birligi yapmiscasina ronesansa sovuyor.
firmayi vs iyi arastirin bence. moskova da merkezde olacaginiz icin de, epeyce para harcayacaginizi dusunuyorum. bence ankara'da 5000 mantikli.
moskova da enka icin teklif gelseydi ama kosa kosa gidin derdim..
0
hede hodo
(24.05.19)
@hede hodo,

Hangi ulkedesiniz? Ronesans genel olarak kopek gibi calistirmasiyla meshur. CV’ye katkisi olur mu diye dusunuyorum. Yoksa ronesans hakkinda bilgim var hocam.
0
🌸Take it away honey
(24.05.19)
Ben kazakistandayim hocam. bu arada izin donemlerini de konusmak gerek. 6 ay mi 3 ay mi vs?
0
hede hodo
(24.05.19)
6 ayda 15 gun izin var onun disinda sadece pazarlar tatil
0
🌸Take it away honey
(24.05.19)
eger esinizle gidecekseniz, verecekleri evi onceden mutlaka gormenizi tavsiye ederim ve ev olacagindan, oda olmayacagindan emin olun. ayrica moskova gercekten pahali bir sey, siz zaten sabahtan aksama kadar iste olacaginiz icin para biriktirirsiniz ama esinizle giderseniz para biriktiremeyebilirsiniz. ronesans'in nasil bir sirket oldugunu bildiginiz icin bu konuya girmiyorum. ancak yurtdisi is cv'de guzel durur ve eger o arada bos durmaz biraz bakarsaniz baska yerlere gecebilirsiniz, ya da sizden memnun kalirlarsa baska yere gonderirler.
0
kassiopeia
(24.05.19)
Son yillardaki yurt disi santiye maaslarini bilmiyorum ama 3.000 dolar bana 6 sene tecrube icin dusuk geldi.Ustte yazildigi gibi baraka olmadigindan, esinizle yasayabileceginiz bir ev oldugundan emin olun.Araba var mi?

Santiyecilik kolay degildir hayatiniz tamamen degisecek bunu da unutmayin.Es adayiniz ne is yapiyor?
0
turkuaz
(24.05.19)
@turkuaz,

Santiye degil merkez ofis dizayn yapacagim. Esim de mimar ama calismak istemiyor.
0
🌸Take it away honey
(24.05.19)
(9)

ekşicilerin koyundan ne farkı var?

dismainpula
mesela xx mayıs 2019 uykumu alamama sorunum diye başlık açıyor sığırın birisi, herkes “a ben de ben de” yazıyor. birisi haber başlığı atıyor haberin içeriğini okumadan yorum yazıyorlar. geçen mesela chp genel seçimlere itiraz etti, adam bb seçimlerine itiraz etmiş sanıyor öyle entry giriyor.şimdi de
mesela xx mayıs 2019 uykumu alamama sorunum diye başlık açıyor sığırın birisi, herkes “a ben de ben de” yazıyor.

birisi haber başlığı atıyor haberin içeriğini okumadan yorum yazıyorlar.
geçen mesela chp genel seçimlere itiraz etti, adam bb seçimlerine itiraz etmiş sanıyor öyle entry giriyor.

şimdi de marilyn manson’un mikrofon olayı var mesela adam dansçı kızın g*tüne sokmuş yazmış, herkes izledi mi izlemedi mi belli değil aptal saptal yorumlar girmiş. ki videoyu açarsanız da göz var nizam var mikrofonu araya sıkıştırdığı belli bir şekilde yerleştiriyor işte neyse vıcık vıcık bir konu oldu bu ama örnek vermem gerekirdi.

ekşiçilerin hep bu bahsettikleri çomarlardan ne farkı var?
ekşi yalnızların masturbasyon sitesi bence ve türkiyenin de özeti. tam böyle toplum mühendislerinin işine yarayacak bir site. hatta black mirror arılı bölümdeki gibi. o yüzden ekşide gündemi okumamaya özen gösteriyorum.
0
dismainpula
(23.05.19)
sebebi "gerçek cehalet"
bu gerçek cehalette okumakla yüksek lisans ve doktora yapmakla giderilebilecek bir sorun değil, pekala akademik olarak donanımlı olan kişide zır cahil olabiliyor malesef. bununla çok sık yüzleşiyorum çevremde!
sorsan demokrasi ve halkın ferasetinin eşitliği ve yüceliği konusunda sayfalarca paragraf yazı yazarlar ama seçim zamanı kendi siyasi fikirleri halk nezdinde beklenen sükseyi yaratamayınca aysun kayacı başlığında zırvalarlar. üniversite mezunu ile ilkokul mezununun oy hakkı eşit olmamalı bla bla diye ego kusarlar.
özetle bu kesimin kendini ayrıştırdığı ve öcüleştirdiği öteki kesimden hiçbir farkı yok! ülkenin en büyük sorunu bu aslında iki tarafta birbirinin aynadaki yansıması kadar farksız!
0
lookatme
(23.05.19)
Bu gerçek cehaletin en büyük ve en önemli noktalarından biri de anlamsız genellemelerdir bence.
0
new day new life
(23.05.19)
ülkenin sorunu parti değil cehalet. sol gelse de aynı olacak çünkü kafa aynı. şov için, göz önünde oldukları için yeni gelenler liyakat vurgusu yapacaklar ama sonra partilileri dolduracaklar kurumlara.
0
diffarentiationation
(23.05.19)
Sosyal bilimler alanında kürsüsü olan akademisyenler mi sanıyorsun yazarları? Oku geç. Bir fikrin varsa yaz. İçerisinde çor çocuktan yılların tecrübelisi insanların olduğu bir sözlük. Resmî gazete ya da haber ajansı değil. Çok da takılmamak lazım...
0
insomnia
(23.05.19)
@diffarentiationation siyasetten bağımsız bir konuya vurgu yapmak istemiştim aslında.
0
🌸dismainpula
(23.05.19)
bu soz ettikleriniz yigin psikolojisi ile alakadar gorunuyor.

yiginlarin hareketi genelde boyle. bir hareket, bir egilim olusunca yiginlar cildirmis gibi onu takip ediyor. futbolda, politikada, inancta, hatta kulturde, sanatta, yemede, gezmede gorebilirsiniz orneklerini.

sosyal medya da bunun en belirgin gozlemlenebildigi yerlerden biri. eksisozlukte zaten bazi akis semalari vardir. birinin soyledigi laftan cimbizla baslik acilir. sonra altina karikaturlerden sozler, cem yilmaz'dan arak sakalar filan konur. bir iki zeki cocuk cikip sozcuk oyunlariyla saka yapar. bunlarin bazisi cok tutar, yiginlar herseyin altina bunu kopyalayip yapistirmaya baslar.

gazete, televizyon da biraz boyledir. muhabirlerin haberi nasil yazdigi, yiginlarin nasil tetiklenecegi, gidiklanacagina gider dogrudan.
diger sosyal medya kanallari da boyledir. urban dictiyonar, reddit, youtube yorumlari, feysbuk gonderileri filan hep yiginlarin tuketimi, gaza gelmesi, ilgi cekip gorunur olma guduleriyle paylasmasi (bu da bir iletisim, konusma turu sayiliyor) ile ilintili. icerik ureten cok az kisi vardir. hele toplumsal olaylarda, maclarda, filmlerde vs. bir yerlerden gelen goruntuleri, sozleri vs. kendine yakisani secip kitleler halinde paylasir yiginlar.

bu, yiginlarin iletisim dinamikleri, kanallari esbabiyle boyle. cehaletle dogrudan iliskisi tartisilir. eksicilerin "comar"lar diye tarif ettikleri kitleden cok farki var. ama semalar, dinamikler, akislarin mekanigi (icerik olarak deyil, kabaca bicimsel olarak) benzesir.

gundemi eksisozlukten okumamanin bundan sizi kurtarabilecegine ihtimal vermiyorum. sosyal medya'da sansur daha az, farkli gorusler carpisiyor, gercege ulasmak icin daha cok icerik var. herhangi bir yerden (ister tv'den, gazeteden, ister kahvehaneden, berberden) gundemi takip ederseniz ister istemez guc oyunlarinin, kitleleri yonlendirenlerin etki alanina girmis oluyorsunuz.
0
viva paulista
(23.05.19)
@viva paulista psikoloji vb. konulara biraz hakimim sormak istediğim bir şey daha var, şu: ekserisi belli bir sınıfın altında da olsa üstünde de olsa ya da kendini öyle görüyor da olsa, insanlar kitle psikolojisinden kaçınamaz mı? yoksa biz mi insanları kitleler halinde görürüz? yoksa bütün bu olanları bize sağlayan internet mi? çünkü biliyorsunuz internet birçok şeyi tamamen değiştirdi. bilemedin 200 senelik temeli olan modern psikoloji kuramları çok da işlevsel değildir bu konuda.
0
🌸dismainpula
(23.05.19)
@dismainpula

"kisi, yiginlarla suruklenmekten kurtulamaz mi? kitle psikolojisinden kacinamaz mi?"
bu agir bir soru. belki bir kitabi baslatir. belki bir filmi tetikler. belki kisisel bir donusumun yoluna cikarir. belki kitlesel bir devinimi tutusturur.
ben bu soruyu yanitlayacak donanimda deyilim. size kurtulus recetesi sunamam.

yine de, yukarida da deyindigim gibi mevzunun internetle dogrudan iliskisi oldugunu sanmiyorum. internet bir aractir, bag kuran rabita kuran bir aygittir. uzaktaki yalniz insanlarla bile bag kuruldugu icin kitlesellik donusuyor biraz internetle. sayilar, kitle, kartopunun ciga donustugu gibi buyuyor. ama, internet yokken de insan davranisi buradan iceri.

tarihe bakarsak boyle. bir vakitler birileri dehsetli kahramanlik siirleri yaziyor misal. o siirleri okuyan yiginlar duygulanip cosa geliyor. kitlesel olarak kosuyorlar, cepheye gidiyorlar. komutanlari emrediyorlar, korku cekinme geride kalanlari dusunme kitlesel hareketle sonumleniyor, kol kola girip toplu halde yuruyorlar. karsida da bir baska yigin. o donemki teknik geregi, silahlari dolduruyorlar, cizgi halinde dizilmis kolkola insanlar silahlara karsi yuruyor. atesleniyor silahlar. dusuyor yuruyenler. sonra arkadaki siradaki cizgi halinde dizilmis insanlar yuruyor, dusenlerin yerine. bu cepheden de oburune tufekler patliyor nice koc yigitler yere seriliyor. bu vaziyet, asagi yukari cephe savaslari bitene kadar (tanklarin, ucaklarin, fuzelerin ortaya cikisi) suruyor. ve o dehsetli kahramanlik siirleri de ortadan kalkiyor bu donusumle. yerini baska seyler aliyor. kitleleri baska seyler etkiliyor artik.

hulasa, "ben bunu istiyorum" dedigimiz, riza gosterdigimiz seylerin ardinda da yigin psikolojisiyle ilisik birtakim seyler oluyor. "rizanin insaasi" denir. baska seyler de var, derin mevzu.

bundan disarda ne olur? kitleden disarida yasanir mi? akil yurutmeleri hayy bin yakzan'dan, robinson crusoe'dan, utopya'dan beri cesitli yollardan yapiliyor. deneyleri de yapiliyor. yalnizlik, bir basinalik, tecrit, inziva, farkli toplu yasam bicimlerinin insasi, degisik topluluklar, vs.

orgutsel aglar, yahut tarikatlar, birer yoldur misal. yiginlarin savrulmalari yerine, farkli hareket mekanizmalari onerirler. dis etkilere karsi korunaklari da vardir. ama buradaki denemelerin de tarihsel surec icinde ariza verdikleri yerler olmustur. icerideki nufus arttikca, kendi yiginlarini, kendi tahakkum mekanizmalarini filan gelistirenleri vardir.
0
viva paulista
(23.05.19)
eskiden "ekşiciler" kelimesi belirli bir zümreyi ifade ediyordu ve bu tayfa nispeten homojen bir tayfaydı. artık öyle bir tayfa kalmadı, internet erişimi olan, her görüşten herkes ekşide yazıyor şu anda. o yüzden şu haliyle ekşiciler=halk; haliyle bahsettiğin şeyler şaşırtıcı değil.

içeride hala %3-5 seviyesinde eski "ekşici" profili var ama onları da geri kalan yüzünden koyun ilan etmek isabetli bir tespit değil. sen çoğunluğa bakıcaksın ve bu duruma şaşırmayacaksın.
0
Jux
(23.05.19)
(1)

house of cards 3.sezon yeni bitirdim

air
2 sorum var-spoiler-yahu bizim tuttuğunu koparan, dosta düşmana korku salan, çaycısından başkanına herkesi parmağında oynatan frank nereye gitti? beyaz sarayın psikopatıydı, tenhada kıstırdımı bıçağı saplayacak gibi dolaşıyordu, başkan olduktan sonra gelen vurdu giden vurdu. kimse sallamaz oldu. hay
2 sorum var

-spoiler-

yahu bizim tuttuğunu koparan, dosta düşmana korku salan, çaycısından başkanına herkesi parmağında oynatan frank nereye gitti? beyaz sarayın psikopatıydı, tenhada kıstırdımı bıçağı saplayacak gibi dolaşıyordu, başkan olduktan sonra gelen vurdu giden vurdu. kimse sallamaz oldu. hayır eskiden olsa bunların kulağına eğilir ''kalabalıkta efelik edenin tenhada özrü kabul olmaz'' diyecek olan adam kaç bölümdür maskara edildi. ayrıca mendoza başkan adayı olmayacak mıydı? ben mi bir şey kaçırdım ya da yanlış anladım?

bir de son bölümde claire ile aralarında olan olaylardan hiçbir şey anlamadım. tamam hep bir gerginlik hep bir çıkar durumu vardı ancak mesela ne oldu da clair ''daya bana küsküyü frank, hırpala beni'' diye frank'i tokatlamaya başladı sonra frank durunca ''biliyordum'' dedi? bm genel sekreterliğine seçilmeyi başaramayan claire idi. sonra frank onu atadı ve bildiğin claire eline yüzüne bulaştırdı.
0
air
(20.05.19)
katiliyorum, f. underwood baskan oluncaya kadar oldukca sert gidiyordu. cinayet isleyen, azmettiren, ceteci bir gangster gibi gorunuyordu underwood. ki gercekcidir.

sanki baskan olduktan sonra torpulediler, laf gelmesin diye mi, uyari mi geldi, nedir bilemiyorum. daha insani, daha empati kurulabilecek, canavar olmayan bir karaktere donusturduler. altini da dolduramadilar boyle bir donusumun.

kisaca (feyyaz yigit'e atifla); iskambil evler cok bozdu, oyle boyle bozmadi, biz daha bozmaz diye bekliyoduk daha da bozdu, orada durur dedik durmadi daha da bozdu.
0
viva paulista
(21.05.19)
(1)

Word için içindekiler kısmında sabit metin sorusu

Camelar
Merhabalar, tez için içindekiler kısmı hakkında bir sorun yaşıyorum. Örnek vererek açıklayayım:Birinci BölümBakkal AmcaBakkal Amcanın Tanımı.........................3Bakkal Amcanın Tarihsel Gelişimi..............5İkinci BölümManav AmcaManav Amcanın Kasası..........................8Manav Amcanın Tera
Merhabalar, tez için içindekiler kısmı hakkında bir sorun yaşıyorum. Örnek vererek açıklayayım:

Birinci Bölüm
Bakkal Amca

Bakkal Amcanın Tanımı.........................3
Bakkal Amcanın Tarihsel Gelişimi..............5

İkinci Bölüm
Manav Amca

Manav Amcanın Kasası..........................8
Manav Amcanın Terazisi.......................10

Otomatik içindekiler ile başlıkları oluşturabiliyorum fakat içindekiler kısmındaki ana başlıklar (Birinci Bölüm, İkinci Bölüm) ve altındakileri her içindekiler tablosunu güncellerken tekrar elimle yazıyorum.

Bu metinleri oraya sabitlemenin bir yolu var mıdır? Yanında sayfa sayısı gösterilmeden tabii.
0
Camelar
(15.05.19)
"birinci bolum", "bakkal amca" gibi metinleri, bulunduklari sayfalarda duzenleyip formatlarini baslik olarak gostermeniz gerek.
yukaridaki bolumde "aabbccdd normal", "aabbcc heading 1" gibi seyler yazacak. oradan heading olmasini saglayacaksiniz. yahut bicim boyacisiyla
yanlis bilmiyorsam, bu durumda icindekileri guncellediginizde sizin istediginiz (ve ustte tarif ettigim gibi baslik olacak bicimlediginiz) metinleri de gosterecek. buyuk ihtimal sayfa numarasiyla gosterecek, onlari da her guncellemede elle silersiniz. tek tek yazmaktan daha kolaydir.
0
viva paulista
(15.05.19)
(4)

Zeki Demirkubuz filmlerinin

takıl yani takmıyo belli
Tarzı ne oluyor? Böyle sıradan hayatları konu alıp, başka pencerelerden bakmamızı sağlayan durağan filmler. Müthiş keyif alıyorum bu tarz filmlerden. beğendiğim aklıma gelenler, kader, yazgı, masumiyet, yeraltı, bir zamanlar Anadolu’da, kış uykusu, yol, Yozgat blues, bal, süt, yumurta.Ayrıca benzer
Tarzı ne oluyor? Böyle sıradan hayatları konu alıp, başka pencerelerden bakmamızı sağlayan durağan filmler.
Müthiş keyif alıyorum bu tarz filmlerden. beğendiğim aklıma gelenler, kader, yazgı, masumiyet, yeraltı, bir zamanlar Anadolu’da, kış uykusu, yol, Yozgat blues, bal, süt, yumurta.
Ayrıca benzer tarzda sizin önerilerinizi de alabilirim.
0
takıl yani takmıyo belli
(12.05.19)
freebird5406_2
(12.05.19)
şöyle bi soru vardı, oraya da bakabilirsin.

(git: 1330524)
0
tepedeki psychedelic adam
(12.05.19)
-sır cocuklari
-donersen islik cal
-anlat istanbul
-gemide
-sarmasik
-muhsin bey
-gise memuru
-vavien
-ahlat agaci
-cakal
-sonsuz bir ask
-hoscakal guzin
-alinin sekiz gunu
-gonul yarasi
-sen aydinlatirsin geceyi
-(bulabilirsen) "masum" dizisi
-kar
-kara kopekler havlarken
-iyi biri (cengiz bozkurt) tavsiyemdir.

bunlari izlemeni tavsiye eder
tesekkurumu de beklerim.
0
portakal agacindaki vitamin
(13.05.19)
(1)

powerpoint ile ilgili soru

isvicre rakisi
selamlarbir sunum hazırlıyorum ve diyelim ki üç bölümü vargirişgelişmesonuçgiriş sayfalarındayken sayfanın yanında veya altında böyle bir grafik olsun giriş highlighted olsun da orada olduğumuzu takip edebilelim istiyorum. bunu otomatik yapmanın yolu var mı powerpointte yoksa elle mi yapmak lazım?
selamlar

bir sunum hazırlıyorum ve diyelim ki üç bölümü var

giriş
gelişme
sonuç

giriş sayfalarındayken sayfanın yanında veya altında böyle bir grafik olsun giriş highlighted olsun da orada olduğumuzu takip edebilelim istiyorum. bunu otomatik yapmanın yolu var mı powerpointte yoksa elle mi yapmak lazım?
0
isvicre rakisi
(08.05.19)
metin kutucugu olusturursaniz, yahut baska ortamda olusturdugunuz imgeyi eklerseniz, orada istenilen bicimde, grafikte v.b. bir yer imi (giri, sayfa no. vs.) olabilir. soldaki cercevede bunlari sunum sayfalarina eklemek oldukca kolay. birini kopyalarsaniz asagi yukari ayni konuma diger sunum sayfalarina da yapistirabilirsiniz. topluca tek tiklamayla da oluyor mu, tam bilemedim.

bir de, nesne ekleme seceneklerine (inser objects) goz atarsaniz, ilginizi cekecek yerler bulabilirsiniz. orada dugmeler vardi, oynat, ileri sar, geri sar gibi islevleri olan dugmeler eklenebiliyor.
0
viva paulista
(10.05.19)
(4)

Yurekte Carpinti

viva paulista
merhaba sevgili saglikcilar,iki aydir filan boyle bir sikintim var.yuregimin carpintisi hissedilir oluyor, oksuruk gibi bazan solugumu kesecek kadar siddetli carpiyor.ilk zamanlar bir iki kez gece uykudan uyandirdi. konusurken yerime oturmak zorunda kaldim bir toplantida. bir iki kez daha boyle konu
merhaba sevgili saglikcilar,

iki aydir filan boyle bir sikintim var.
yuregimin carpintisi hissedilir oluyor, oksuruk gibi bazan solugumu kesecek kadar siddetli carpiyor.
ilk zamanlar bir iki kez gece uykudan uyandirdi. konusurken yerime oturmak zorunda kaldim bir toplantida. bir iki kez daha boyle konusmam bolundu birileriyle.

kahveyi kestim. iki uc yildir gunde uc - dort bardak kara kahve iciyordum (sicak suya granul, sutsuz sekersiz, ofiste hazirlayip getiriyorlardi). ozellikle fasilali oruc icin iyiydi. tamamen kestim kahveyi. fasilali orucu da gevsettim, saat on ikiye bire kadar beklemiyorum, dokuz - on gibi borek kek biseyler tikiyorum agzima.
spora bir bes - alti aydir gidemiyorum. normalde duzensiz de olsa, kardiyo bisiklet, az bucuk agirlik kaldirirdim.

bir de birkac ay once alerjik reaksiyon olmustu. hafta sonu tatili gelince, sabah yatagimda gozumu acinca, deli gibi hapsirmaya basliyordum gun icinde. gozlerim filan akiyordu, kipkirmizi kisilip kaliyordu. butun govdemi, yuregimi de yordugunu hissttim. uyuyup kaliyordum. o ara anti-histaminik hap aldim, gecti. ama yordu beni bu vaziyet. (alerji, halidan filandir diye yordumdu)

uc hafta kadar once carpinti icin saglik ocagi gibi bir birime gittim. kaveyi biraktigim icin biraz azalmis gibiydi carpinti o aralar, ama yine arada oluyor. kardiyografi aldilar bir iki dakikalik, birsey cikmadi. zaten o sira carpinti hissi yoktu. kan tahliline baktilar temiz.

kafada kusku kalmasin diye tam tesekkullu hastaneye sevk verdiler. orada bu sureli kardiyografi yapilacak anladigim (24 saat mi, 48 saat mi).
ama haziran ortasina filan gun vermisler.

ben o vakte kadar cikar miyim?
0
viva paulista
(28.04.19)
Ben de benzer şikayetler yaşadım, kardiyografi olayını anlamıyordum hiç. sonuçta kısacık zamanda çarpıntım olan zamana denk gelmesi gerektiğini falan düşünüyordum. Doktora ilettim bu olayı. Yaşımın genç olduğunu (27) bu başta kardiyolojik bir sorunum varsa zaten ekg'de her halükarda görüneceğini söyledi. Kalp röntgenime ve kanıma baktı onlar da temiz çıktı.

Birkaç farklı doktor da aynı şeyleri söyledi. Neticede kalbimde bir sorun yoktu. Hatta çok da sağlıklı çıktı.

Sorun psikiyatrikmiş meğer. Kahve gibi şeylerin de bana çarpıntı yaptığına inandırmıştım kendimi ve gerçekten de içince çarpıntım başlıyordu. Keza spor durumu da aynı, koşarken falan çok zorlarsam kriz geçirebilirim diye korkuyordum ve tahmin edersiniz ki bunun hiç yardımı olmuyordu. Halbuki gerçekte olan şey böyle saplantılarla anksiyetemi azdırıyor olmammış.

Genel anksiyete teşhisi kondu, bir süre ilaç kullandım. Bir daha da çarpıntı problemi yaşamadım eskisi kadar.

Demem o ki, psikiyatriye bir uğrayın.
0
mentuhotep
(28.04.19)
kardiyografi temiz cikarsa zaten prosedur olarak ruhsal kokleri irdeliyorlar, kaygi bozuklugu uzerinde duruyorlar.

benim acimdan cok mantikli gelmiyor, bilemedim. olabilir tabii. ama yasantimin en kaygili doneminde oldugum soylenemez. bir kac yil oncesine kadar her an isten atilma durumu, mobbinge yakin sacma isler, ailede ciddi sorunlar, olumler, riskli dogumlar filan gecti gitti. simdi biraz daha dingincene.
tabii bu tarz seyler birikimle de asindirabiliyor sanirsam.
0
🌸viva paulista
(28.04.19)
bende de benzer şikayetler vardı. eko sonrası : eksisozluk.com teşhisi konuldu.
stresli ve heyecanlı zamanlarımda çapıntı inanılmaz oluyor. hani taşikardi gibi bir çarpıntıdan bahsetmiyorum. bir araştırın isterseniz.
0
omonia
(28.04.19)
@ omonia

ortusuyor gibi belirtiler.
hayirlisi, insallah haziran'daki kontrollere kadar yasarim :P
0
🌸viva paulista
(29.04.19)
(7)

My yerine me kullanımı

Fusha
Bazı İngiliz dizilerinde my kids yerine me kids diyorlar. İrlandalılar mı öyle konuşuyor genelde yoksa sokak ağzı mı?
Bazı İngiliz dizilerinde my kids yerine me kids diyorlar. İrlandalılar mı öyle konuşuyor genelde yoksa sokak ağzı mı?
0
Fusha
(18.04.19)
ingiltere, irlanda falan o tarafın insanı kullanıyor kimi zaman. hep o şekilde konuşmuyorlar
0
cay koy geliyorum
(18.04.19)
gramer olarak yanlış ama dediğin gibi sokak ağzı.
0
sttc
(18.04.19)
"me kids" deyil aslinda yine "my kids" o, ama telaffuz oyle.
irlanda'dir, bazi britanya bolgeleridir, avusturalya'dir, boyle kullanilir.
takdir edilen, egitimli kesimce kullanilan bir telaffuz deyildir.
misal" "ay niid to pop aut fellaz, mi mis iz caming tiday"
0
viva paulista
(18.04.19)
Alt yazıyı İngilizce yapıyorum ne kids diye gösteriyor Netflixte. Shameless ve derry girls gibi dizilerde.
0
🌸Fusha
(19.04.19)
telaffuz değil sadece yazı dilinde de kullandıkları oluyor me olarak yani senin varsayımın doğru viva'nın söylediği yanlış. altyazıda da me olarak yazıyor çünkü me diyorlar. ama sürekli kullanmıyorlar dendiği gibi.
0
rotten head
(19.04.19)
@rotten head

tellafuzun bu sekilde olduguna, ancak yazimin "my" seklinde surdugune defalarca tanik oldum.
au'da qld bolgesinde halk arasinda boyle kullaniliyor. baska eyaletlerde de oldugunu biliyorum. bazi britanya bolgelerinde keza boyle, arkadas arasi konustugunuzda, ev halinde vs. telaffuz buna kaciyor.
0
viva paulista
(19.04.19)
@viva, hocam ben de söylediğinizin zıttına çok şahit oldum. Netflix dizilerinde örneğin.
0
🌸Fusha
(20.04.19)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.